26 Temmuz 2012 Perşembe

Lovely moments # 3

Alpico'nun yazlik gunleri bizim de hasretimiz sure giderken, sehirde hayat olsukca hizli devam ediyor. Evimizi otel gibi kullanip, zamani daha hizli gecirme telasi icindeyiz sanirim. Cevremizdeki cogu kisiye gore bugunler kafamizi dinleyip, keyfimize bakacagimiz bir donem olarak yorumlansa da, biz Alpico hep yanimizda olsa fikrine cok tamamiz.. 

Eger az sonra paylasacagim klasik "lovely moments" gorsellerinde Alpcan da olsaydi, inanin hicbir sey degismezdi hayatimizda.. Aksine saat 9'dan sonra o arabasinda mis gibi uyur biz de gecemize, yemegimize ve muhabbetimize devam ederdik..
 
Karakoy Lokantasi her daim ozleniyor.. Bos masa bulup lezzet soleni baslayinca da mideler hep cok mutlu. Kendimizi Roma'nin dar sokaklarindan birinde bir aksam yemegi yemis gibi hissederken, lezzeti dillere destan koftelerini ve taze taze mezelerini bir bir eksilttik.. (Kemankes Cad. No: 37A Karakoy) 
 
Karakoy'de yemek yedikten sonra genelde tatli olarak Gulluoglu tercih edilir, lakin ben size Gulluoglu'nun hemen arkasindaki sokakta bulunan "Koskeroglu" diyorum.. 
(Mumhane Cad. Kat Otoparkı Altı No:22 Karakoy) 
 
 
Limonata askim hic hiz kesmeden devam ediyor.. Son gunlerde favorim "Citir Karides". Tek buzlu blush kadehlerimizin yanina da cok yarasiyor kendisi.. 

 
Hafta ici bizim sevgili mahalle trattoriamiz Leon'a ugramadan gecmez artik biliryorsunuz. Yaz icin menuye yeni eklenen "Cetrioli Ripieni" yani Feslegen soslu ve peynirli salatalik baslangici bu haftanin yeni Leon denemesiydi, cok sevdirdi kendini..
(Ahmet Fetgari Sok. No:40/A Tesvikiye)
   
Tatlim Ayhan Sicimoglu ile mis gibi bir proje kutlamasi yaptik.. Hem de kendi elleri ile hazirladigi kokteyl esliginde.. ;) Proje hazir oldugunda tum dunyamla paylasmak icin sabirsizlaniyorum ;)

 
Mudanya korfezinin tarihi balikci kasabasidir Trilye.. (Trilye postu burada
Iki hafta kadar once cocukluk arkadaslarim ve esleri ile birlikte keyifli bir aksam yemegi organize ettik Trilye'de.. Hatta hafta sonu oldugu icin Alpcan da yanimizdaydi. Gece, yemekler, mezeler ve biz cok guzeldik ama gecenin sonunda gelen eritilmis helva uzeri yine eritilerek hazirlanmis cikolata sosu muhtesemdi. Boylesini ilk kez denedim, pek hostu!

sevgiler
lulu
x

21 Temmuz 2012 Cumartesi

SINTRA


 
Portekiz seyahat notlarima "kesinlikle gorulmeli" diye not dustugum, Unesco'nun koruma altina aldigi dunya miraslarindan biri olan guzeller guzeli, mistik ve romantik Sintra kasabasini ya da soyle denebilir; Sintra dogal parkini gormek seyahatimizin belki de en kiymetli anisi oldu..

Sintra bizi masallarin o huzur verici havasindan hic cikmadan ve okyanus kenarindan da fazlaca uzaklasmadan, muhtesem tarihi binalari ve yesilin onlarca tonu ile birlikte tam anlamiyla bir yasam deneyimi sundu. Yemyesil tepelerin uzerini bir anda kaplayan sisini, ilham verici atmosferini ve sanat ile yogrulmus lokal hayatini gercekten cok sevdik ve kendisini yasamin ruhsal yani ile besleyen herkes icin "mutlak" bir destinasyon olarak sectik..  

  
Ana meydani, ara sokaklari ve gozunuze degen koni bacali saraylari ile daha ilk tanismada kendini sevdirebilen bir gucu var Sintra'nin. Portekiz tarihi boyunca kasaba birçok Kral icin yaz tatili adresi olmus. Bu nedenle kasabada en cok bulunan yapilar bu saraylar. Sokaklarinda gezindikten, tezgah ve dukkanlardaki lokal urunlere goz attiktan sonra yapilmasi gereken yegane sey bu saraylari detaylica gezmek.. Meshur Portekiz fayanslarinin -ki ulke bu fayanslari 16. yy'da kullanmaya baslamis- en guzel orneklerini bu saraylarda goremeniz mummun..

Pena National Palace, Sintra National PalaceRegaleria Palace and GardensMoorish Castle (bolgedeki islami varligi temsil ediyor), Monserrate Palace and Gardens kasabanin gorulmesi gereken onemli yapilari.. Biz Alpcan ve pusetiyle basbasa oldugumuz icin en detayli gezimizi "Regaleria Palace and Garden"dan yana kullandik. Abartiyor olmak istemem ancak hem yapi hem de bahcesinin guzelligi karsisinda nutkumuz tutuldu diyebilirim.

Regaleria Palace yine Unesco tarafindan dunya miraslari listesine alinmis -bana gore- Sintra'nin en romantik yapisi. Portekizli unlu Carvalho Monteiro ailesi bu yapiyi yazlik ev olarak kullanmis zamaninda.. Bina neo-manueline tarzinda insa edilip, Portekiz'in en iyi mimarlari tarafindan dekore edilmis ve ortaya cikan sonuc zamaninda Portekiz genelinde dillere destan olmus. Simdilerde muze olarak ziyaretcilere acilan bu yazlik sarayin icinde ve bahcesinde insan kendini rahatca o doneme isinlayabiliyor. Muthis deneyim! 

Yorucu ama ruh doyurucu saray turlari sonrasi kasaba restoranlarinda yemek yiyebilir ya da piknik alanı olan Castanheiros Park'inda geleneksel bir lokal lezzet olan Queijadas (peynir ile yapilan bir cesit tatli kek), Travesseiros (badem kremalı puf boregi) ile basit bir piknik yapabilirsiniz mesela... 

Sanatin buram buram hissedildigi kasabada hangi muzeler var derseniz; Capuchos Manastiri, Assisi Francis, Peninha ve sahil yolundaki Sao Miguel de Odrinhas Arkeoloji Muzesi'nde zamaniniz varsa koleksiyonlar incelenebilir. 

Bu arada Temmuz ve Agustos aylari Sintra icin klasik muzik konserleri ve dans performanslari ile dopdolu gecen festival zamanlarina denk geliyor. Seyahatinizi festivaller isiginda gerceklestiriyorsaniz, bu bilgi de aklinida olsun.. ;)

 










Sintra hakkinda bir kucuk not dusmek istiyorum; kasaba muhtesem dogasi yaninda hem vegi yemekleri, hem de yoga konusunda uzmanlasmis bir cok mekana sahip.. Son derece tesadüfi olsa da, ilk gun ziyaretimizde aramizda "gizli cennet" diye bahsettigimiz nefis bir vegi restoran deneyimimiz oldu. Yeryuzune cennetten firlatildigini dusundugum o etkileyici dogal guzelliklerden biriydi bizim icin. Ismini dahi hatirlamiyorum ama hissi her daim benimle.. 

ULASIM:

Lizbon'un kasabaya uzakligi yalnizca 25 km. A7 otoban yolunu kullanarak Sintra'ya cok cok rahat ulasabilirsiniz. Ama bizim gibi orman yolunu tercih edeseniz, Lizbon'dan yine A7 otoban yolu ile Cascais, Cascais sonrasi ise sahil yolundan tabelalar yardimi ile kolayca kasabaya ulasabilirsiniz. Lizbon'dan otobus seferleri ise duzenli ve sikca yapiliyor.. 

sevgiler
lulu
x

18 Temmuz 2012 Çarşamba

IKSV ile Gretchen Parlato ve Ambrose Akinmusire keyfi

11 Temmuz 2012'Carsamba gecesi IKSV Caz Festivali kapsaminda cok keyifli bir Caz dinletisi yasadik..

Aslinda o aksam icin planimiz "Buena Vista Social Club" konserine gidip tatli dedelerimizle latin muzigine doymakti ama konu caz oldugunda benim icin akan sular duruyor.. O nedenle haber alir almaz planlarimizi hemen degistirip caz muzigin yeni kusak yeteneklerinden Gretchen Parlato ve Ambrose Akinmusire konserine katildik..

Bu iki ismi daha once duydunuz mu bilmiyorum ama eger caz muzigini seviyorsaniz ozellikle Gretchen Parlato'yu yakindan takip etmenizi onerebilirim. Berrak ve naif sesini Brezilya muzikleriyle daha da etkileyici bir halde izleyiciye ulastiran enfes bir vokal kendisi.. 2009 yilinda yayinladigi "In a Dream" albumu ile "en buyuleyici caz albumu" Gretchen'inki secilmis. Ambrose ise caz elestirmenleri tarafindan yilin en basarili trompetcisi olarak kabul ediliyor..

Konserin bir bolumde baslayan ezanin bitisini tum ekip olarak nazikce beklemeleri ve konser bitimi oncesi yasanan ses aksakligini seyirciye nazikce bildirmeleri ve sabirla problemin cozulmesini beklemeleri konserin tatli anlarindandi.. 



Bu arada konseri Istanbul Arkeoloji Muzesinde izledik ama mekanda bulunan diger misafirlerden bir parca daha sansliydik, zira muze bahcesindeki masamizda oturup hafif bir seyler yudumlayarak yaptik caz keyfimizi.. 


Sanat'tan uzak kalmamak dilegiyle... 

sevgiler
lulu
x

11 Temmuz 2012 Çarşamba

CASCAIS - BEIRA MAR

 

Alpcan'in da aramıza katıldığı "sukur dolu" hayatimizin ikinci babalar gunu kutlamasi Portekiz seyahatimize denk gelince, seyahat oncesi kafamda harika bir aksam yemegi plani yapip, Cascais'te bulunan ve tavsiye edilen en iyi deniz urunleri restorani
"Beira Mar" 'a rezervasyon yaptim.. Harika bir secim oldu.

Yildizli bir not olsun okuyan herkese...

Adres : Rua Das Flores No.6 2750-348 Cascais/Portugal


Bu restoranda lezzet anlaminda uzulmeyecegimize cok emindim ama yine de en az Belcika'nin dunyaca unlu midye restorani Chez Leon kadar lezzetli bir midye yiyecegimi tahmin etmemistim (Chez Leon postu da burada)

Balik tercihimiz "Robalo Forno" oldu. Okyanus'un derin ve soguk sularinda yasayan bir balik olmasi nedeniyle tadi bizim alistigimiz balik lezzetinden uzaktaydi elbette ama balık icin uygunanan sos ve pisirme teknigi sayesinde o farkin pek de farkina varmadigimizi soyleyemem..  Nefisti.

 


Oldum olasi beyaz sarap tadina daha yakin biri oldum. Bu anlamda oldukca da keyifli denemeler yapiyorum seyahatlerimde.. Sarap soz konusu oldugunda suna cok icten inaniyorum ki; bulundugun ortam saraptan aldigin tadi ciddi anlamda etkiliyor. O nedenle en iyisi diyemem ama denedigim Porto sarabini sevdigimi soyleyebilirim.. 


Aslinda tatli icin yerimiz kalmamis olsa da sefleri "Bolo Chocolate" krem cikolatali keklerini denemezi israrla isteyince, biz de yanina dondurmamizi ekletip, sefimizi kirmadik. Yildizli bir yaramazlikti!


Yakisiklilarim icin de keyifli bir aksam oldu.. 

Hep birlikte nice mutlu, saglikli ve huzurlu babalar gunu kutlamalarina...

sevgiler
lulu
x

9 Temmuz 2012 Pazartesi

IKSV ve Ana Moura.

Portekiz seyahati yapmis olanlar beni cok iyi anlayacaktir, lakin seyahat sonrasi insanin kulaklarinda muhtesem fado ezgileri kalir hatta hep bir fado dinleyesi gelir insanin... Ama gel gelelim seyahatten donup fadonun nefis seslerinden biri olan Ana Moura konserinin haberini almak bence bir sanstir.. ;)

Peki Ana Moura kimdir?
Kendisi Portekizli hatta bir de uzerine "sansin bu kadari!" denecek kadar guzel; bizim seyahatte konakladigimiz Cascais'e cok cok yakin bir kiyi kasabasi olan Carcavelos'lu bir Fadista. IKSV konser tanitim kitapciginda "Sanat'in o tanimlanamaz
tarafina da hakim olan nadir sanatcilardan, o kuvvet, o haritasi cikartilmamis, yolu bulunmayan duygu ki biz ona kisaca ruh diyoruz, Ana iste o gizemi yakaliyor" cumlesi ile baslayan harika bir tanimlama yapilmis kendisi icin.. 

Ana Moura o aksam bize cok keyifli bir surpriz de yapti. Stones Project'i duymus muydunuz? Rolling Stones'un unutulmaz sarkilarini dunyanin en iyi seslerine yorumlatmak icin olusturulmus bir projedir bu ve Ana Moura bu proje kapsaminda seslendirdigi hatta Rolling Stones'un Lizbon konserinde Mick Jagger ile duet yapma sansi da buldugu "No Expectation" sarkisinin fado versiyonunu soyledi bize o aksam.. Tek kelime ile muhtesem bir deneyimdi..

Henuz yeni Fado kulturunu deneyimlemis biri olarak bildigim en onemli sey Fado muziginin sound sistemi olmadan, mikrofonsuz icra edilmesinin esas oldugu ki; bu sekilde dinlenen fado hem solist hem de Portekiz gitarinin doyulmaz sesini cok daha yogun hissetmenizi sagliyor. Ana'nin bize o aksamki ikinci surprizi; sound ve mikrofon olmadan soyledigi bir sarki oldu. Bu sarki icin hazirlanan kucuk sahne duzeni ve Ana'nin muhtesem sesi Aya Irini sahnesinin buyusunu daha da unutulmaz kildi.

Bir kucuk tavsiyem de Aya Irini ya da Arkeoloji Muzesi'nde konser izleyeceklere.. Konsere bir saat once gidip bahcedeki zarif "Karakol Restoran"da mutlaka keyif yapin.
  
Ve genel bir tavsiye de; lutfen sanattan uzak kalmayin. Uzerine muzik arsivinize Ana Moura'yi eklerseniz ne ala! 

Sevgiler ve IKSV'ye Sanat'a verdigi deger ve kattigi guzellikler icin tesekkurler..
lulu
x


 





 

 


6 Temmuz 2012 Cuma

Lovely Moments # 2

Alpico’yu yine anneanne ile dogal hayat teslim ettik ve derin ozlem duygulari içindeyiz. Bu sartlarda canimiz da eve girmeyi çekmiyor elbette.. Dahasi tum hafta da böyle geçiyor.. Sürekli melankolik duygular, sokaklarda gecen aksamlar, tek buzlu blush kadehleri, mumkunse çilekli :)

Peki neler yaptik bu hafta ?

Capa Marka gurubunun neseli restorani Limonata, City's alisveris merkezinde acildigindan bu yana en sık ziyaret ettiğimiz mekanlardan biri oldu. Ozellikle kendimi tatli konusunda kontrol edemedigimde solugu tatli barinda aliyor olmama o bari goren kimse sasirmiyor zaten... Efsane.

Italya seyahatlerimizden pek sevdiğimiz ve son Roma seyahatinde mozzeralla konusunda bizi ihya eden can’im Obika bir suredir Kanyon Alsiveris Merkezi’nde hizmet veriyor. Sehirde ambiyans olarak olmasa da nitelikli Italyan lezzetleri denemek icin en sevdiğimiz artik kendisi oldu diyebilirim. Ozellikle Risotto citasi cok yüksek biri olduğum icin bu konuda cok iyi ornekler verdiklerini rahatlıkla söyleyebilirim.
Favorim; "Kuşkonmaz, Enginar kalbi, Limon ve Dereotlu".

Bu haftaya cok sevdigim Ayhan Sicimoglu ile baslattigimiz sahane bir sosyal sorumluluk projesi icin yoğun calismalar da sıkıştırdık.. Iyi isler, iyi insanlarla planlandigindan daima ele avuca sigmayan heyecanlar demek benim icin.. Cok heyecanli!

Ve Nisantasi’nda müdavim mekanimiz La Trattoria Leon’a bol bol vakit ayirdik bu hafta da.. Kendimi Italya'nin minik bir kasabasinda ve lokal bir trattoria icinde hissediyorum her defasinda. Lezzetleri icin iddali konuşamam ama sizi mutsuz etmeyeceğine ve ozellikle Italya'yi ozleyen ruhunuza iyi geleceğine eminim..
Adres : Ahmet Fetgari Sokak. No: 40/A Tesvikiye -Tesvikiye camiinin arka sokagi- 
Rez.Tel : 0212 233 46 88

IKSV konser deneyimlerimiz de devam ediyor. Son olarak Aya Irini'de katildigimiz muhtesem bir fado dinletimiz de oldu ve hala da o buyulu gecenin etkisindeyim.. 

Oh la la…
Mutlu Cuma
lulu
x






4 Temmuz 2012 Çarşamba

Praia do Guincho

Lizbon ucak biletlerimizi kestirip seyahat arastirmalarima basladigimda karsima cikan en heyecan verici ziyaret noktalarindan bir diğeriydi Praia do Guincho.

Haritada Serra da Sintra Milli Parkı'nin batı ucunda yer aliyordu. Merkezden cok da uzak olmayan, ancak vardigimizda sanki dunyanin bir ucuna geldiğimizi hissettiren son derece vahşi bir plajdi kendisi. Etkileyiciydi... 

ULASİM : 

Guincho plajina Cascais’ten lokal otobüslerle ulaşabilabiliyor. Cascais'e uzakligi yalnizca 6/7 km kadar. Lizbon’dan ise Cais do Sodre tren istasyonundan Cascais’e 30 dakika gibi bir surede tren ile ulaşıp, sonrasinda otobüs kullanmak iyi bir tercih diyebiliriz. Eger kendi araciniz varsa ve plaja araciniz ile ulasiyorsaniz iki farkli otoparktan birini ücretsiz olarak kullanabiliyorsunuz..

"Cabo Da Roca" postumda bahsettigim gibi, Cascais sahil yolundan tabela takip ederek Guincho plajina kolayca ve kisa ama nefis bir yolcukla ulasiliyor. Plajin hemen ardindan gorunen Sintra daglarinin yol boyunca seyri son derece keyifli bir manzara. Yolun denizle bulustugu noktada ise yine bir başka nutuk tutulmasi yasiyorsunuz, lakin dalgalar henuz karsidan bakildiginda bile insani heyecanlandiriyor.

Bu plaji dusundugumde; vardigimiz an arabadan inişim ve oldukca sert bir sekilde yüzüme vuran kuzey ruzgarlarini hisserek ardi arkasi kesilmeyen dev dalgalara bakakalişim geliyor aklima…


Guincho, yaklaşık 800 metrelik geniş bir kıyı şeridine sahip bir plaj. Cascais'in diger yakin sorf plajlari yüksek sezonlarda oldukça kalabalık olurken, Guincho'da amacınız sörf ise her daim yeterli yer bulmaniz mumkun.

Yalniz sunu soylemeliyim ki; deniz suyu Temmuz ayinda olmamiza rağmen oldukça soğuktu. Zaten yil boyunca Atlantik Okyanusu’nun serin sulari plajda hukum sürermis ve hatta yaz ve kis aylari arasindaki deniz suyu sicakligi farki yalnızca 2°C olurmus.. Bu noktada, deniz suyu sicakliginin ortalama 15/17 derece arasinda gezdigini bilmenizde fayda var... Deniz disindaki sahil kesimi ise daima ruzgarli. Bu denli vahşi bir deniz ve plaj olmasinin nedeni de bu şiddetli ruzgar zaten..


Guincho icin Estoril kiyi seridinin en populer sorf plaji diyebiliriz, cunku Atlantik Okyanusu’nun dev dalgalari sayesinde hem dalga sorfu hem ruzgar sorfu hem de kite surf yapmak mumkun bu plajda. Elbette buna cesaretiniz varsa… Ben cesaret diyorum ama sörfçüler Guincho icin gerekli güvenlik kosullarinin yeterli hatta oldukça ideal olduğunu soyluyorlar. Plajda sörf ve sörf esyasi kiralayabileceginiz mağazalar mevcut ve bir sörf okulu da bulunuyor. Guclu bir gel-git zamani değilse, tek basiniza ya da toplu olarak sörf dersi almaniz daima mumkun.

Temmuz ayinda dahi bu derece kuvvetli ruzgarlari hissetmek ve dalgalarin buyuklugunu gormek insani ister istemez kis aylari hakkinda dusundurup, urkutuyor. Norvecli dalga kovalayici iki sorfcu ile ayni evi paylastigimiz ve maceralarini dinlediğimiz icin; sahsen ben kis aylarinda sahili gormeyi tercih bile etmezdim!




Evet burasi yuzde yuz bir sörf plaji ama 
“sörf yapmıyorsak ya da yapmayi denemeyeceksek ne isimiz var bu plajda?” demeyin..

Sen ben gibi adrenalin düzeyi daha sakin sporlara yakin ziyaretciler icin dalgalara uzaktan bakmanin tadini cikartabileceginiz bir seyirlik teras hazirlanmis. Bir de uzaktan plaja bakip, soguk bir seyler içip serinleyebileceğiniz Bar do Guincho plaj bari da bulunuyor. Guneslenmek, plaj aktivitelerinden faydalanmak gibi isteklerinizi burada cevaplamaniz kesinlikle mumkun olmasa da -ki zaten görsellerden de anlayacaginiz gibi bu plaji ziyaret nedeniniz bu aktiviteler olmayacak- burada yapacaginiz en nefis sey; doganin vahşi goruntuleri esliginde ortami gözlemlemek ve bu sayede yüksek adrenalinli sorf sporunu yapan insanlarin yasam seklini anlamaya calismak olabilir. 






KONAKLAMA : 

Eger buraya ayiracak bir tam gun ve geceniz var ise; plajin üzerine kurulmus Estalagem Muchaxo Hotel enfes bir adres. Bir sörfcu oteli olsa da, o ambiyansin icinde bulunmak ve de hırçın dalgalarin hemen yanibasinda bulunan havuzunda yüzebilmek bayagi iyi bir deneyim olabilir..  

Bu otel disinda en yakin tercihlericin Cascais otellerine ya da hostellerine bakmakta fayda var ;)




NOT : Mesela gitmeden sunu da bilin; 1969 yilinda yapilan James Bond filminin bazi sahneleri bu plajda cekilmis.

sevgiler
lulu
x

2 Temmuz 2012 Pazartesi

Temmuz Ayi Keyfiniz Ne Olsun ?



Hayat hizla akiyor.
Temmuz ayina geldik bile.
Umarim hayati ucundan kosesinden yakaliyor ve kucuk seylerle mutlu olmayi basariyorsunuzdur lakin hayat hakikaten o kucuk detaylarda sakli...

Temmuz ayi keyfiniz ne olsun ?
Benim secimim, kus civiltilarini dinlemek.
Bu hafta sonu anne baba yazliginda muzik degil de yalnizca kuslarin civiltilarini dinledim.
Alpcan sesi, kuslarin sesi ve bir de gece yarisi sonrasi Frank Sinatra...