30 Haziran 2014 Pazartesi

CHEF MEZZE

 

Sevgili arkadaslarim Gazi ve Bilal Ates kis sezonunda yeme-icme ve eglence dunyasinin en buyuk surprizlerinden birini yapip, uzun yillardir buyuk basarilara imza attiklari Capa-Marka yaratici mutfak sefligi gorevlerinden ayrilip, kendi yollarinda yurumeye karar verdiler.. Bu yerinde karar sonrasi yollarina oyle guzel bir yon verdiler ki, sessizliklerini gectigimiz gunlerde acilisi yapilan alternatif balik restorani "CHEF MEZZE" ile bozdular..

Alternatif diyorum lakin menu hem klasik lezzetleri muthis bir cesitlilik ve gorsel solen esliginde sunuyor, hem de raki-balik masamizda orta dogu ruzgarlari estiriyor.. Ve bence mekan oncelikle bu yonu ile diger tum balik restoranlari arasindan bir adim one cikiyor..



Chef Mezze henuz acilmadan Kurucesme/Sortie'nin 2014 yaz sezonu icin en iddiali mekani olarak basinda buyuk ilgi gormustu..Acikcasi Sortie icinde olmasi bastan beni biraz endiselendirmis olsa da, sunu cok net soyleyebilirim ki ; Sortie icinden gecip Chef Mezze'ye adim attiginiz an baska bir dunya icinde oluyorsunuz.. 

Bir kere ekip muthis bir enerjiye sahip.. Servis bir restorandan tam da bekledigimiz gibi guleryuzlu ve ozenli.. Sefler daima goz onundeler ve hazirlayip, sunduklari lezzetlerin puf noktalarini paylasmaya cok hazirlar.. Sevgili Alen Yunus barda harikalar yaratiyor.. Eray Kilic'in guler yuzu ve misafirleri ile kurdugu dogru iletisim takdir edilesi..
Yanibasinizda olacak bogaz ve Savarona yatinin essiz manzarasindan hic bahsetmiyorum bile.. Onlari gecenizin ve lezzetli sofranizin bonusu sayabilirsiniz.. ;)
 

Chef Mezze'de oncelik elbette mezelere ait.. Secim yapmak zor ama meze barinda zaman gecirmek cok keyifli..
 
Somon ve pastirmali karides, komurde kozlenmis babagannus patlican salatasi, Ahtapot sogus, lubnan mutfaginin krali humus, kiskisli levrek marin, patlican kopoglu, tane biberli deniz borulcesi, isirgan otlu ve chili biberli Gazi Ates ezmesi, Ege klasigi kabak cicegi dolmasi, kavrulmus cibes, zencefil ile aromalanmis pancar tursusu ve yemeye doyamadigim soslu Fransiz fasulyesi aklima gelen ilk lezzetler... 


Ara sicaklar rakı-balik soframizin elbette vazgecilmezleri.. Mezze'nin ara sicaklari ise lezzetli olmalari yaninda sunumda kullanilan duman teknigi ile sizi etkisi altina alip, damaginizi lezzetlere heyecanla hazirliyor..

Paella pirinc toplari, izgara ahtapot ve kalamar, Chili soslu tempura karides -ki bu benim ileri seviye favorim-, balik kokorec, sefin ozel izgara deniz mahsulu tabagi yine aklima ilk gelen lezzetler.
 
 Ara sicak olarak kabul ederseniz ki bence edin, balik corbasi da gercekten denemeye deger..



Ve Balik ! Gercek deniz levreginin Bilal Ates yorumlamasi en oncelikli tavsiyem.. Ufak ve dip baligina karsi ayri bir sevgi besliyorsaniz eger, Marmara Denizi'nin gozbebegi barbun da sefler tarafindan muhtesem yorumlanmis.. Dil-Sis yine "gercek" dil baligi olmasi nedeniyle cok cok lezzetli.. Tabi siz yine baliginiza mevsimine ve tazeligine gore sefler ile birlikte karar verebilirsiniz..

Ve tum bu balik tercihleri yanina eklenecek deniz mahsullu risotto ya da tercihinize gore paella ana yemeginizi daha da keyifli kilacak..




Sefler tatli konusunda da yine pek mutavazi olmamis ve tanidigimiz bir cok lezzeti mutfaklarinda buyuk bir ask ile yorumlamislar.. 

Yesil cevizin ham halinden yapilan ceviz tatlisi cok iddali.. Italyanlarin tiramisu lezzeti limoncello ile yeniden yaratilmis.. Panna cotta'larin gorsel hali bile fazlasiyla davetkar.. Frambuazli sutlac, cok sexy cikolata, dag meyveli cheesecake, yaz muhallebisi, yunan revanisi ve daha bir coklari..

Iyisi mi siz tatli barina ugramadan karar vermeyin..



Gece, kahvenizin yaninda Alen Yunus'un likorleri ile tamamlanmali.. Limoncello'nun Alen yorumlamasi ve sunumu buyuk alkislik..


Ve Alen'in muthis lezzeti, marsmelov ile aromolanmis kizarmis meyveli sarap.. Yemek oncesi ya da sonrasi an ve an masanizin yaninizda bu nefis aperatifin olusumunu izleyin derim ;)
 

Not 1 : Bu post kesinlikle "torpil" icermiyor.. Dostluklar baki ama dusunceler benim blogum icin daima ozgur ;)

Not 2 : Chef Mezze Ramazan ayi icin ozel bir menu hazirlamis.. Temmuz ayi icinde mekani ziyaret etmek isteyenler bu menuden yararlanabilecegi gibi "a la carte" olarak da masasini Mezze lezzetleri ile donatmaya devam edebilir.. 

Bilgi ve rezervasyon icin Chef Mezze Tel : 0 530 067 50 40

sevgiler
lulu
xxx

29 Mayıs 2014 Perşembe

Monte Carlo



Bir semt, icinde bulundugu ulke isminin onune gecebilir mi ? Bunu ilk magnet koleksiyonum icin yalnizca Monaco degil mutlaka Monte Carlo'da almaliyim diye aranirken dusunmustum.. Simdi de bu postu hazirlarken konuya "Monte Carlo" yazdigimi farkedince gulumsedim.. Gercekten gecebilirmis..

Monte Carlo, Monaco'nun bir semti.. one cikisindaki en buyuk etken ise kumarhaneleri.. Tabi bir de luks anlayisini baska bir boyuta tasiyan otel ve restoranlari.. Dolayisiyla unu ulke ismine gore oldukca yukarilara cikmis durumda hatta bir cok insan icin Monaco'nin sehirlerinden biri olarak dusunuluyor.. 



Nice seyahatimde sanirim beni en cok heyecanlandiran duraklardan biri Monaco idi.. Sehre tren ile ulasip, dag icindeki istasyondan cikar cikmaz heyecanimi kollarimi evrene acip sukretmekle bastirmistim.. Oyle mutluydum ki ! o an ve o dakika aklimdan gecen tum sukur cumlelerini bugun gibi hatirliyorum..

Dunyanin en yuksek gelir seviyesine sahip ve bir de uzerine neredeyse vergiden muhaf olan minicik bir ulke Monaco. Ic islerinde serbest, dis islerinde ise Fransa ile birlikte hareket ediyor.. Minikligi yasami duragan hale getirir mi bilemem ama cevre sehirlere olan yakinligi ve yani basinda konumlanmis muhtesem koylerini dusununce insan kesinlikle bu ulkede yasarken hayat dolacak cokca neden bulabilir..

Monaco prenseslerinin naifligine olan hayranligimdan midir bilinmez ama ulkeye gitmeden evvel kendimi son derece romantik hissediyordum.. Gittigimde ise sehrin goge dogru yukselen kocaman kocaman binalari arasinda biraz hayal kirikligina ugradigimi itiraf etmeliyim.. Ulkenin guzelligini golgeleyen tek olumsuz fikrim bu ! Ancak oyle etkileyici bir yerdesiniz ki, bir sure sonra o binalari zihninizden silecek guzelliklerle bir bir karsilasiyorsunuz..

 

Oncelikle sehir olaganustu gosterisli bir marinaya sahip. Gorup gorebileceginiz en gorkemli tekneler ozel bir ilginiz olmasa bile sizi etkisi altina hizlica aliyor.. En ekonomik hali ile marinayi Avenue de Ostende caddesinden kus bakisi izleyebilirsiniz ama manzaranin hakkini verelim derseniz marina cevresinde bir cok restoran ve cafe konumlanmis durumda.. Miramar restaurant bu keyif icin iyi bir tercih.. Hem bu sayede Italya etkisi altindaki rafine Fransiz mutfagini da manzara esliginde tadimlayabilirsiniz.. 



Elbette citayi yukseltmenin Monte Carlo icin bir siniri yok.. Fairmont Oteli bunyesinde yer alan "Billionaire Sunset Lounge" bunun icin en iyi adres.. Yemek demisken unlu restoran zinciri Cipriani'siz luks yemek anlayisi olabilir mi ? Yine dunyaca unlu Buddha Bar Monte Carlo kumarhaneler meydanindaki buyuk kumarhane binasinda bulunuyor..  Bir de soylemeden gecmemek gereken Monte Carlo meydanindaki "Hotel de Paris" icinde bulunan "La Salle Empire" restorani var ki ! Prenseslere layik bir gorkem esliginde yemek yemek isterseniz seveceginize eminim.. Elbette fiyatlar oldukca yuksek.. Romantik bir kutlama yapmak isterseniz kisi basi 150 euro gibi bir rakami gozden cikartmalisiniz..

  



Marina sonrasi sahil yolunu takip ederseniz, unlulere ait ayak izlerini gecer gecmez, sehrin ana plajina ulasiyorsunuz.. Plaj bir cok ozel isletmeye sahip oldugu gibi ayni zamanda halk icin ayrilmis bolumleri de bulunuyor.. Biz bu isletmeler icinden en cok "Miami Plage" i sevdik.. Kumda konumlanmis masa duzeni gercekten insani karsidan mekana davet ediyordu.. Giris ucretleri de Nice plajlari ile karsilastirinca cok yuksek sayilmaz.. 2 sezlong ve 1 semsiye icin yaklasik 40 Euro oduyorsunuz ve ogle yemegi icin oldukca tatmin edici menuleri mevcut.. Halk plajinda olmayi tercih ederseniz ise plajin cevresinde mutevazi fiyat araliginda bir cok restoran ve cafe tercihiniz var.. 



Eger kalabalik plajlar yerine biraz daha sakin bir mekan arayisindaysaniz "Ni Box Life Club" kayalarin uzerinde konumlanmis, tertemiz, bembeyaz bir isletme.. Yalnizca plaj olarak degil aksam vakti gunes batirip aperatif almak icin de cok keyifli bir mekan..     


Monaco denince akla gelen en prestijli plaj isletmesi ise dunyaca unlu "Monte Carlo Beach Club". Mekana kisi basi gunluk 150 euro gibi bir rakam oduyorsunuz.. Bu rakama yalnizca sezlong semsiye ve havlu dahil.. Bu denli pahali olmasi nedeniyle de Fransa'nin elit tabakasi ve sehre gelen Hollywood unlulerinin tek adresi..



Sehrin her kose basinda Bentley gormek ve bir Bentley satin almanin disinda, rengini civit mavisi bile secebilmis insanlarin varligindan haberdar olmak cok eglenceli.. Butikler inanilmaz sik ve dunya markalarinin prestij magazalarinin daha karsidan durusu bile bu ulkede farkli geliyor insana.. Dahil olmak istemeyecegim lakin bir kac saatlik deneyime de hayir demeyecegim luks kumkumasi bir dunya ;)



Avenue Princesse Grace'i keyifle gecip, Monte Carlo kumarhaneler bolgesine vardiginizda spor arabalarin adetleri inanilmaz sayilara ulasiyor.. Seyahat vakti henuz 29 aylik olan Alpcan gordugu cokca kirmizi Ferrari sonrasi, "biz de bu arabadan alalim" diyecek kadar etkilenmisti sayilarindan.. 






Kumarhane olarak cok fazla ornek gormemis olmama ragmen Monte Carlo kumarhaneleri gorduklerimden cok da farkli degildi.. Beklentinizi yuksek tutarsaniz gorkemi sizi hayal kirikligina ugratabilir.. Giris ucretsiz ancak kullanacaginiz meblaj yuksek ise farkli bolumlere aliniyorsunuz.. Zaten asil buyuk oyunlar o bolumlerde oynaniyor.. Muhtemelen o bolumler cok daha gosterisli ve sik dekore edilmis olmali..



Kumarhane meydani olan Avenue Des Beaux-Arts ulkenin elbette en populer ve havali yeri ! Ister dunyaca unlu magazalari dolanin, ister bir kafeye yerlesip aperatif esliginde cevreyi gozlemleyin hatta minik, zararsiz dedikodular yapin ama mutlaka bu meydanda vakit gecirin..


Ya Formula pilotlarinin aglattigi yollar ?! Monaco'da Formula 1 Grand Prix turu yapmak kacinilmaz.. Kumarhaneler meydanina cikmadan adimlarinizi mutlaka o yollardan gecirin.. Bence Monaco'nun en yasanilasi ani bu :)



Jardin Japonais parki (Jardin Exotique de Monaco) tam bir cennet.. 7000 m2 ye yayilan park oyle keyifli ve gorkemli ki.. Icinde dag, tepe, selale, plaj , dere ve hatta Zen bahcesi icinde meditasyon alani bile bulunuyor.. Her gun gunes batana dek ziyaret edilebilir durumda.. Biz Alpicco ile uzun uzun vakit gecirdik bu nefis parkta ve cok mutlu olduk.. Monaco telassiz bir sehir olsa da  insan uzun uzun dolastiktan sonra boylesi guzel bir parkta soluklanmaktan buyuk keyif aliyor.

Eger sehirde gunubirlik bulunmuyorsaniz Cousteau Oceanographic muzesi mutlaka gorulmeli.. Muhtesem bir akvaryum ve ayrica palas kismi da ziyaret edilebilir durumda.. Giris tek akvaryum icin 14, akvaryum ve palas icin ise 19 euro. (4 yasina kadar olan minikler ucretsiz muzeye aliniyor.)


Villa Sauber, 17 Avenue Princesse Grace adresinde ve Monaco gorsel sanat tarihinin en yakin takip edilecegi galeri olan "New National Museum of Monaco" ya ev sahipligi yapiyor.. Muzenin diger bolumu ise Villa Paloma'da.. Kisi basi 6 Euro (her ayin ilk Pazar gunu ucretsiz giris hakkiniz var.. Seyahatlerde muze ve sanat galerileri gezmenin herseyin onune gectigi gezginler bu detayi atlamamali..) 

Bir de Prens Rainier’in otomobil koleksiyonu muzesi var ki ozellikle otomobil tutkunları için bu muze nefis bir durak.. 1900’lerin basindan gunumuze kadar gelen bir cok araba modelini bu muzede gorme sansınız var.

Eminim notlarim uzerine biraz daha calisirsam diyeceklerim daha da uzayacaktir.. Ama yukarida yazdigim notlar ulkeyi/sehri tanimak ve ucundan da olsa yasamini deneyimlemek icin yeterli olabilir.. Luks ve ihtisam dolu bir ya da bir-kac gun diliyorum seyahatinizde ! :)

Sevgiler
lulu
xxx