20 Eylül 2017 Çarşamba

Puglia Vol.1 - Seyahat Planlari




S E L A M !

2017 Yaz tatillerimizi birer birer yasayip, icimize sindirdigimize gore artik blog yazilarima baslayip, yasadigimiz an-lari tazeleyeyip, sizlerle de paylasabilirim.. :)

2017 yaz sezonunun en heyecan verici deneyimini Italya'nin (en populer tanim ile tam olarak Italya haritasinin topuk bolgesine denk gelen ve 2014 yilinda Lonely Planet tarafindan mutlaka ziyaret edilmesi gereken yerler arasinda isaret edilen) Puglia bolgesinde yasadik !
. Nasil mi karar verdik ? 

Oncelikle, Italya'nin ana ve bir cok ara sehrini doyasiya gezdikten sonra bunyemiz kiyi kose gezelim fikrini benimsemeye baslamisti.O nedenle de "en guneyden baslayalim ve minik minik yukari cikalim" kararimizi 2015 yilinda Sicilya seyahati ile baslattik.. Sicilya sonrasi ise harita Puglia'yi isaret ediyordu ve Puglia seyahati sonrasi aldigimiz karari daha da yere basar bir hale getirmis olduk.. Bu Nefis.. 

Evet Italya sevilesi, insani bize yakin, mutfagi zaten siir yazilasi ve damak keyfimize  fazlasiyla uygun.. Dogasina soyleyecek sozumuz olmadigi gibi o guzellikleri koruma disiplinlerine bir baska hayraniz.. Her sey tamam ama Puglia bolgesi icin tum Italyan arkadaslarimin soyledigi "baska bir Italya deneyimleyeceksin" cumlesi de nedir ki ? Italya ne kadar baska olabilir allasen ???

Neticesinde, gitmeden evvel tum heyecanimi icime saklayip "yasa ve gor Lulucum" dedim kendi kendime.. Ve her noktasinda bizi sasirtan muthis bir deneyim yasayip, kalbimizin bir parcasini da oralarda sevgiyle birakarak seyahatimizden yogun duygularla geri donduk.. ;)
. Peki seyahate nasil hazirlandim ? 

Acikcasi seyahat oncesi arastirmalarimi yaparken gordugum; (ozellikle ulkemizdeki bloglarda) Puglia daha cok Ilkbahar ve Sonbahar aylarinin seyahat noktasi olarak kabul gormus.. Evet ! belki bahar aylari ozellikle vadiyi sicagin etkisi altinda kalmadan gezmek acisindan mantiklidir ama bolge yaz tatili planlamak icin oyle enfes bir kiyi seridine sahip ki ! (hem Iyon Denizi hem de Adriyatik Denizi'ne kiyisi var neticede) o muhtesem kiyi seridini inceleyip, denizin buyuleyici goruntulerine maruz kalinca yaz tatili planlamamak seyahate yazik etmek olur diye dusunuyorum.. Ayrica isterim ki deniz mevsimi dahilinde bolgeye giden herkesin gozu gordugum guzelliklere degsin, bedeni ve ruhu isildasin..



Oncelikle seyahatin tarih araligi belli olup biletlerimiz kesilince, hem kendi arastirmalarimi hem de Italyan arkadaslarimin tavsiyerini deliler gibi biriktirdim.. (Sonra da yukaridaki gorselde de gordugunuz gibi bu notlari bir "Seyahat EL kitabi" na donusturdum..) Bolge oyle genis, yapilacaklar oyle coktu ki seyahatin ilk ve en dogru kararini verip konaklamamizi iki ayri bolgeye ayirdim.. Ilk konaklama yerimizi Itria Vadisi'ydi. Vadi icindeki köylerden birinde kalarak hem cevre köyleri rahatca gezip gorme sansimiz oldu hem de kiyi seridinde bulunan "must" bir kac destinasyonu kacirmadik.. Ikinci konaklama yerimiz ise "Barok Sehir" Lecce olarak belirlendi lakin Lecce basli basina bir seyahat noktasi oldugundan, sehrin sari sokaklarinda doyasiya kaybolmak adina burada konaklamak sartti. Ayrica Lecce'de konaklayarak Pugia'nin en guneyine dek inmek ve sahil seridinde muhtesem keşifler yapmak da kolay oldu..

 Oh la la...

Puglia seyahatlerinde ucus noktasi Italya'nin guneydogu bolgesinde bulunan Bari sehri.. (THY'nin haftanin belirli gunleri direkt Bari/Palese Havalimani ucusu bulunuyor.) Bari, her ne kadar tarihi ve turistik bir sehir olsa da, topuk bolgesini genisce gezmek istediginizde cok da "must" bir destinasyon olmayabilir.. Bunu italyan arkadaslarimin tamamindan isittigim icin Bari sehri benim planlarimin disinda kaldi.. Sehrin oksijenini yalnizca havalimanina ulasmak icin kulllandik diyebilirim.. ;) 
. Ev mi Otel mi ? 

Daha onceki seyahat tecrubelerimden de bildiginiz (ya da bilmediginiz..) gibi evlerimizi
yine AirBNB'den kiraladik.. Otel yerine daima ev tercih ediyor olusumuzun ilk sebebi sabahlari Alpcan'a lokal urunlerle kahvalti hazirlayabilmek.. Ikinci arti; bulundugumuz sehrin ya da kasabanin dogal hayatina daha kolay dahil olma sansi.. Ucuncu ve diger onemli arti ise; neticede bir mahalle ortamina sahip oluyoruz ve bu da sosyallesmek ve lokal tavsiyeler almak adina sahane bir secim ! Tabii ki; kaldigimiz sure boyunca zevkimiz dogrultusunda kiraladigimiz evi kendi evimiz gibi hissetmeyi de cok seviyoruz ! Bu yonu ile ayni sehri yeniden ziyaret ettigimizde yine ayni evi kiralamak bizim icin bir rituel.. ;)

Itria Vadisi'nde mutlaka deneyimlemenizi onerecegim sey; vadinin geleneksel yapi sekli olan Trullo'da konaklamaniz ve mumkunse bunu genis bir arazi icinde, zeytin agaclari esliginde yapmaniz.. Bolgenin en onemli doga olayinin yaslari 500 hatta 1000 yili bulan zeytin agaclari ve en tipik ozelliginin Trullo mimarisi oldugu dusunulurse bu tip bir konaklama gercekten seyahatinize muthis bir ruh katacak emin olabilirsiniz.. (genis araziler icinde bulunan konaklama alanlarini Masseria adi altinda da aratabilirsiniz..)

 Bizim evimiz "Trullo di Mathilde" kocaman bir arazinin ortasinda konumlanmisti ve sundugu muthis dinginligi gunun her saati koruyan, Alpico icin minik de bir havuzu olan,
 yapayalniz ve cok huzurlu bir evdi.. Evin arazisinde ogleden sonralari ve gecenin kor karanliklarinda yasadigimiz keyfi tanimlayabilmem hakikaten pek mumkun degil... Hele benim gibi meditasyonu yasam bicimi haline getirmis biri icin sakinligi cennet gibiydi diyebilirim..

Diyecegim su ki; Itria Vadisi'nde bir Trullo, Lecce'de ise Lecce'nin barok dokusuna uygun yuksek tavanli ve mumkunse genis terasli bir ev bana gore seyahatinizi yukseltir ! ;)






Nasil gezecegiz peki bu kadar genis bir bolgeyi ? 
Araba mi, tren mi ?

Bu noktada araba kiralamak kacinilmaz demek zorundayim.. Elbette sirt cantalarinizla trenlerin ve otobuslerin yardimi ile de gezmeniz mumkun olur ancak her halukarda boyle bir karar ile bolgeyi kiyi kose gezmeniz bir parca zorlasacaktir.. Diger yandan Italya trenlerinin bir Isvicre ya da Fransa disiplini ile calismadigini da unutmamak gerekiyor.. Neticede bizim gibi cocugunuz varsa ya da kalbinize ve gozunuze degecek her guzellige ugrayalim diyecekseniz araba cok daha dogru bir karar olur.. Gerci Alpico'muz artik her turlu zorluga, adim sayisina, tirmanisa, beklemeye falan alismis durumda olsa da bu bolge arabasiz cok eksik kalirdi ona eminim.. 

Aracimizi seyahat oncesinde Sicily by Car firmasindan kiraladik. Genelde arac kiralama noktalari havalimanlarinin disinda bulunur ve sizi bir arac ile aldirip sirketin ofis ve park alanina goturuler, (bazen bir minibus ile toplu bir grup olarak aldirirlar ki bu da biraz vakit kaybina neden olur) ancak Bari kucuk bir havalimanina sahip ve kiralama sirketlerinin ofislerine hemen gumruk sonrasi ulasiliyor.. Araclar ise havalimaninin hemen disindaki park alanindan teslim aliniyor.. Yani zaman kaybiniz sifir ve ucak sonrasi hemen araciniza kavusup, gezinize start verebiliyorsunuz.. (NOT : Aracimiz yeni ve konforluydu ve secimini yaptigimiz aracin bir tik uzerini teslim aldik diyebilirim.)

Iste planlar kismi bu sekilde sekillendi.. Sormak istediginiz extra detay olur ise her zaman yazabilirsiniz.. Sonraki postlarda bolgenin kendine has yasamini, gorulesi, sevilesi, tadilasi her guzelligini dilim dondugunce anlatacagim.. 

SON SOZ :) Puglia icin, Italya'nin en guzel bolgesi demek cok iddali bir yaklasim olur lakin bana gore ulkenin her karis topragi birbirinden keyifli ve zevklerimize gore degiskenlik gosterecek "en"lerle dolu.. Ancak "Guney'in Toskana'si" diye bahsedilen ve kesinlikle abartidan ve gosteristen uzak guzellikteki sehirler ve köylere sahip bu nefis bolge bir inci tanesi olabilir ! Hic mubalaga katmadan sunu soyleyebilirim ki esas Italya ile Puglia'da tanistik biz... 

Hala bakir, hala saf, asla turistik degil, fakir ve cok gercek.. 

sevgiler
lulu
xxx

2 Haziran 2017 Cuma

Bir nefes BOZCAADA

Can’im Hayat ;

Senelerdir “must” diye bahsedilen ama benim seyahat kibrimin israrla reddettigi bir destinasyona daha tik atmanin sevinçlerindeyim ! Ancak ve ancak ertelediklerimi yasadigim ve de cok sevdiğimde hissedebildiğim o tanidik, heyecanla harmanlanmis huzur var içimde.. Bi cesit sevilesi duygular, sahane bir yükseliş… 

Hikaye şöyle ;

1 Mayis’in resmi tatil oluşu ve Pazartesi gününe denk gelişi bahar mevsimini doyasiya yasamak ve Yaz’a merhaba demek icin kacirilmaz bir firsatti.. Nasil olduysa bir anda ortaya Bozcaada fikri cikti ve tatile cikmakta hic tereddüt etmeyeceğim arkadaslarimla kendimizi planlar yaparken bulduk..

Seyahat gunu, Tekirdag yolu üzerinde yol alirken, kendimize gerçek anlamda bir guzellik yapip; Canakkale’ye Lapseki feribotuyla ulaşmak yerine, Eceabat’tan kalkan feribotu yakalamaya karar verdik.. Bahara tam anlamiyla uyanmis bir doganin görüntüleri esliginde, doyulmaz bir yolculuktu. Ayrica Eceabat feribotu daha sakindi, minikti ve kisaydi da ayni zamanda… Feribot sonrasi yine köy yollarini kullanip, Geyikli Feribot Iskelesi’ne ulasana dek doganin renklerine sahitlik etmeye devam ettik.. Toplam yol suremiz belki 1/1,5 saat kadar uzadi ancak ruhumuzu doyuran bir yolculuktu..


Yeni kesif destinasyonlarinda gidilecek yere uçaktan atilan ilk bakis, feribot ile yaklasirken gözüme ilk değen ya da araçtan indiğim ilk an hissettiklerim tatilin devami icin cok bağlayici oluyor.. Bozcaada’ya feribotla yaklasirken içime tanimsiz bir sakinlik yayilmisti.. Aslina bakarsaniz, gelecek uc gunun bu sakinlikle geçecegine inanmak cok zordu benim icin lakin hayati yavaslatmayi yurt içi tatillerinde pek gerçekleştirebildiğimi söyleyemem.. Ama ada farkliydi. Ada ic serinleticiydi. Ada yüreğimi hep sakin tuttu.

 Konaklamak icin otel deneyimi yasamadik biz. Can'im arkadasim Ahu'nun Toskana bahcelerinden kopup gelmis muhtesem evinde ve bahcesinde dinlendirdik ruhumuzu.. Her konustugunda beyninden opmek istedigim Cigdem'in de dedigi gibi; evin ve bahcenin her kosesi basli basina dogal bir enstalasyon calismasi sunuyordu adeta.. Eger ki, ada hayatini daha evvel yasamis ve sindirmis olsaydik gecelerimizi evin bahcesinde kalabalik soframiz, saraplarimiz ve essiz muhabbetlerimiz ile taclandirirdik eminim..

 

Rum mahallesi adanin elbette en cezbedici yeri kabul ediliyor.. Bir bakima da oyle ! Oncelikle, stratejik konumu nedeniyle bir cok kulturun izlerini tasiyan adaya Rum el’i değmiş olmasini minnetle karsiliyor insan.. Mimarinin sade, naif ve ozgun hali ara sokaklarda insanin salina salina ve gülümseyerek yürümesine neden oluyor.. Turk ve Rum kulturlerinin ic ice yasamis olmasinin yansimalarini izlemek gerçekten cok keyifli.. Ayrica adanin dar sokaklari hala mağazalar ile tiklim tikis bir hal almamis.. Bu yonu ile Alacati'nin -bana gore- sevimsizligine zerre benzemiyor ve ticari bakislarin otesinde bir içtenlik var tum ada esnafinin gözlerinde.. En azindan sezon disinda bu his cok cok kuvvetli hissediliyor..  






Corvus; adanin sarap üreticileri arasindaki en tanidik isim, ancak biz daha yerel tadlar pesindeyiz.. Talay Sarapcilik; geçmişten bildiğimiz ve tadim yapip gelişimini görmek istedigimiz bir başka isim.. Merkezde bulunan magazalarindan tadim yaparak değil de (2013 yilinda cikan bir kanun ile alkol tadimi ne yazik ki yasaklanmis) satis ekibi ile damak zevkimizi konuşarak bir kac sarap seçiyoruz.. Amadeus ise, sarap zevkine guvendigimiz yakin bir arkadasimizin onerdigi bir diğer isim.. Ada merkezine 10 dakika mesafede cok keyifli bir fabrikasi ve fabrika onunde de sirin bir barlari bulunuyor.. Burada bes saraplik bir tadim menusu satin almaniz mumkun.. Bu sansi kullanip, keyifli müzikler eşliğinde tadim yapiyor ve favori şarabimizi belirleyebiliyoruz ancak aradigimiz yine de bu değil ! Ahu'ya sürekli "ev sarabi bulamaz miyiz ?" sorusunu yöneltiyoruz.. O da bize; "artik yapan varsa dahi ancak kendine yapiyor, satani bulmak imkansiz" diyor, uzuluyoruz.. Ama, unutmamak lazim ki evren muthis bir enerjiye sahip ! Bizi Faruk Senten ile karsilastiriyor.. Onunla karsilasma şansimiz; ev camının onune yerleştirdiği, uzerlerinde dunya edebiyatinin önemli kalemlerinin isimleri yazili bos cicek saksilari.. Biz bu evin sahibi kimdir acaba diye dusunurken ve saksilara hayran olmuşken, Faruk Bey evinin kapisindan disari cikip bizi goruyor ve basliyoruz ayak uzeri muhabbete.. Edebiyat dunyasindan girip, saraptan cikinca, ev sarabi yaptigini öğreniyoruz ! Hadi diyor, benim kisa bir isim var. Siz de dolaşmaya devam edin ve sonra evin onunde yeniden bulusalim… Yarim saat kadar sonra Faruk Bey’in kapisi onundeki minik verandada hem beyaz şarabimizi, hem de kaliteli bir sohbeti yudumluyoruz.. Bu arada sarap da sarap yani.. Keyfimiz nasil yerinde siz duşunun..



Oradan cikip yine adayi keşfetmeye devam ediyoruz.. Alpcan’a sevinc cigliklari attiran graffitiler goruyoruz yol üzerinde. Çabasiz guzelligi ile isildayan evler, doğada gözlenmesi en keyifli ciceklerden biri olan gelincikler ve kendine has mekanlar degiyor gozumuze.. Vaktimiz bol, acelemiz yok.. Hava tam tadinda..



Yol, bizi eskiden mezbaha olarak kullanilan Salhane’ye ulastiriyor.. Mekan, gunduz cafe aksam da bar olarak hizmet veriyormus. Kayalarin arasinda ve denizin tam olarak yani basinda konumlanmis.. Hem deniz, hem de kale manzarasıyla cok sevilesi ! Insan içip icip kendini sularak bırakabilir burada :)


Ada sokaklarindan liman bolgesine dogru indigimizde, gerçekten ada içinde saklanmis bir cennet oldugunu dusundugumuz Miskin Seramik Atolyesi ile karsilasiyoruz.. Bulundugu binanin dokusunu hic bozmadan dekore edilmiş oluşu ve ferahligi ile çiçekleniyoruz adeta icinde... Sanirim bir saat kadar bir sureyi burada geçiriyoruz.. Adaya bir de sezonda gelip, duzenledikleri seramik atolyelerine katilabilmeyi diliyoruz kizlarla.. Alpico bile “Cok güzel yapilmis hepsi. Seçemiyorum anne” diyor mutlulukla…




Adanin hayran olunasi bir diğer yani da plajlarinin hala bakir kalabilmiş olmasi ve limadan dahi denize girebiliyor oluşunuz.. Her Yunan adasinda, limanin temizliğini ve suyun berrakligini görünce bizi sarmalayan, sinirle karisik “neden bizim denizlerimizde bu berraklik mumkun değil ?” sorunusu burada kesinlikle unutuyoruz.. Adanin bakir koylarindaki yasam içimizi ısıtıyor, Ayazma’nin buz otesi denizinde kendimize geliyor, gunes batimi öncesi Beylik Plajı’nda görsel bir solen yasiyoruz.. Gunes, bulutlar yüzünden deniz ile buluşamasa da, bulutlarin ardina saklanişina büyüleniyoruz.. Seneler once karaya oturmus sogan gemisi de resim karelerimizi kesinlikle daha romantik kiliyor...

Ruzgar, ada hayatinin vazgeçilmez bir parcasi.. Onsuz ada, ada değil sanki.. Gel gelelim, evren nefis bir kiyak çekiyor bize.. Ayazma’da serin sulara daldigimiz gun neredeyse esmiyor ve gunes isinlarinin bizi isitmasina izin veriyor.. D vitaminine doyuyoruz !

 



Lezzet derseniz, aklima ve de ruhuma kazidiklarimi soyle listeleyebilirim ;  

Rengigul Art & Kitchen’da son yillarin en keyifli kahvaltilarindan biriydi benim icin.. Cok mu bulunmaz ? Değil ! Ancak sanat ile ic ice dusunulmus, sergi gezerken tabaginizi ust kalite malzemelerle donattiginiz; pişili, ziyadesiyle güler yuzlu ve renkli bir kahvaltı.. Insan boylesi keyifli isletmeleri pek kolay bulamiyor o nedenle de tadina doyamiyor..



Vahit’in Yeri; Ayazma öncesi ya da sonrasi ogle yemeği icin tercih edilesi bir mekan.. Cok butik bir işletme olduğu söylenemez ancak Yunan adalarinda görmeye aliskin olduğumuz ada haritasi baskili kagit masa ortuleri, geniş zeytinyagli cesitleri ve kalabaligina rağmen hala anne patatesi kizartiyor oluslari nedeniyle NET sarip sarmalanasi ;)


Cabali Meyhane; aksam yemeği icin tercih ettiğimiz mekanlardan biri.. Kaya koruğu ve zahter mezesi ile aklima muhurledim kendilerini..



Coffee Shelter; adanin ucuncu kusak kahve fikrinden fazlasiyla nasibini almis mekani.. Evet ben pek -hatta hic- kahveci değilim ama ortami ve dekorunu sevmemek ne mumkun ?! Shelter'a girer girmez kendimizi bambaska bir doneme isinliyoruz kizlarla ve yine telassisizca tadini cikartiyoruz bulundugumuz anin.. Enfes !



Bu arada bazi mekanlarda kahvenizin yaninda gelincik likoru sunacaklar.. Bu enteresan ve ferahlatici lezzeti tatmanizi tavsiye ediyorum.. Hele ki kahvaltida recelini bulursaniz aman aman diyeyim, es gecmeyin !  ;)


Dondurmalarimizi elbette “Cicek Dondurma” dan aliyoruz.. Bu bir ada klasigiymis meger.. Lavanta, Incir ve Bal Badem’e bayiliyoruz..






Ve donuse geçmeden, Veli Dede’nin efsane kurabiyelerinden de nasipleniyoruz ! Tavsiyem kurabiyeleri orada taze taze yemeniz ve az miktarda yaniniza almaniz lakin tazeliğini kaybedince ayni lezzet etkisini almaniz pek mumkun olmuyor.. Sakizli kurabiyesi pek meşhur. Bense tereyagli olani daha bi cok seviyorum.. Mis !


Iste boyle Hayat.

Ve, icim sana cok çiçekli Bozcaada.. 
Umarim durdurulmasi neredeyse imkansiz gelisimin, büyünü korumani engellemez... 

sevgiler
lulu
x