28 Kasım 2012 Çarşamba

My Blueberry Nights

Ekim ayinin ilk haftasi basladigim yogun ve hizlandirilmis Italyan sezonu dun gece itibariyle Subat ayi basina kadar sakinlige girmis bulunuyor ! 

Sezonun son Italya misafirini bol bol tatli yiyerek ve ayni tatliligin siparislerimizde de devam etmesini dileyerek ugurladik..  

Basarili toplantilar ve verimli projeler ile gecen bu yogun donemin geri donuslerinin de ayni verimlilikle olmasini cani gonulden diliyorum !

Ben tatli dedigimde, sizin de akliniza Limonata tatli bari geliyor degil mi ? :)

Paola ile o kadar keyifli muhabbet ediyorduk ki, bu kez secimi Limonata'nin seker personeline birakip, onlarin tavsiyelerini denemek istedim ve onume alisilagelmis irmik helvesinin farkli bir yorumlamasi esliginde, Blueberry ile taclandirilmis nefis bir krep geldi.. 

Limonata menusu ona "Orman Meyveli Krep" diyor..

Bence Limonata'da yenecekler listenize mutlaka bu tatliyi eklemelisiniz.. ;) Hatta iyisimi siz soyle yapin, orman meyveli krep sonrasi Norah Jones & Jude Low'lu romantik film "My Blurberry Nights" i izleyip mutlulukla uykuya dalin ;) 

Hunkar/Nisantasi geleneksel Turk mutfagi ve osmanli lezzetlerini Istanbul'da tadabileceginiz ekol restoranlardan biri.. Sehrin en iyi ornegi olmasi sebebiyle de ozellikle yurt disindan gelen misafirleriniz icin harika bir is yemegi alternatifi olabilir.. ;) 

Eminim bir cogunuz Hunkar'in lezzetli yemeklerinden tatmistir ama ozellikle bu aralar ziyaret ederseniz anne eli degmis gibi leziz bir asure yeme sansi bulabilirsiniz.. ;)

Biz de sanirim Alpcan tuzlu yemekler yemege basladiginda Hunkar'i daha sik ziyaret edecegiz.. 

Evet ! Alpcan 22 aylik ve henuz tuz ile tanismadi.. 3 yasindan sonra az da olsa tanismasina izin vermeyi planliyoruz cunku zaten o yas itibariyle kendi de tuzu bunyesine kabul etmek istemiyor olacak.. Seker ise konu disi.. Mumkun oldugunca uzak tutup, seker ihtiyacini meyve ile karsilamayi daha dogru buluyoruz.. ;)

* * * 
Simdi sira Pazar aksam 8'de geri donmus olacak Alpiccolo icin heyecanlanmakta.. 
#Alpcanevinedon hastage'i ile bana twitter'dan destek olabilirsiniz :P


Twitter : @lulucumm 



sevgiler
lulu
xxx

26 Kasım 2012 Pazartesi

Ozlem Gunleri..

Mayis - Ekim aylari arasi neredeyse tum hafta ici gunlerini Alpcan'dan ayri geciren ben, bir yaz kizi olmama ragmen kis gelsin artik diye ask ile beklemistim.. cunku kis sezonu bu ayriliklar daha az yasanacak ve ben bu ayriliklara cok daha rahat dayanabilecektim.. 

Ama oyle olmadi.. Anneanne ile feribota teslim edilen Alpcan sonrasi film koptu.. Simdilerde degil gun, degil saat, adeta dakika sayiyorum.. Dolayisiyla da bu ozlem donemi bizi fazlaca yogun bir program bekliyor.. 

Bir taraftan da o orada coook mutlu diye kendimi sakinlestirmeye calisiyorum.. :)

* * *

Alpcan, Cumartesi gunu feribot oncesi ayni besikte buyudugu ilk arkadaslari ile bir araya geldi.. O kadar mutlu ve o kadar eglenceli vakit gecirdiler ki, biz de mutlu anneler olarak onlari keyifle izleyip, bu kadar iyi anlasiyor olmalarina keyiflendik.. Hele ki Ceylin prensesinin tum kardeslerini abla edasiyla koruma altina alisini izlemek harikaydi.. !

Ceylin ve yeni saclari ile Alpcan ;) 

Ig takipcilerim biliyor.. Bilmeyenler.. evet biz 2. trasimizi olduk.. ;)

Ceylin, Sinem, Alpcan.. ;) 

Sag bastan yiyebilirsiniz.. ;) 

Ceylin ve Poyraz'i ilk doz Sinem ve Alpcan'i da ikinci doz olarak onerebilirim ;)

* * *

Soylemekten gurur duyarim ki.. LeiLeo blogu ve markasinin sahibi sevgili Zeynep Gozubuyuk'e minik bir roportaj verdim.. Anne sutunun onemine inanan ve o ozel yolda cok verimli bir surec yasamis bir anne olarak tum anne adaylari ile deneyimlerimi paylasmaktan gurur duyuyorum.. Buyrun...

* * *

Son olarak ev dekoru, kucuk detaylar ve sofra duzenini cok sevdigimi biliyorsunuz.. O nedenle Sonsuz Dekorasyon blogunu takip etmek benim icin ciddi bir keyif.. Sevgili Ozge'nin Bursa'li (es dolayisiyla) bir blogger olmasi ise isin bonusu.. Ozge blogunda harika bir hediye cekilisi yapiyor.. Kesinlikle sansinizi denemelisiniz..

iyi haftalar
lulu
xxx

19 Kasım 2012 Pazartesi

Hafta Sonunun Kisa Ozeti # 8

Umarim sahane bir hafta sonu gecirmis ve bu enerji ile yeni haftaya zimba gibi baslamissinizdir.. ;)

Bu hafta sonuna dair paylasmayi hevesle bekledigim seylerin basinda bir tiyatro oyunu var.. Cuma aksami Dot Tiyatro'nun yeni oyunu "Sari Ay" 'i sanati seven cekirdek bir arkadas kadrosu ile izleme firsati bulduk..

Aslinda oyun icin aklimda soru isareti yoktu cunku hem Dot, hem de sanat bilgilerine inandigim 3 ayri arkadasimin beni yaniltacagina hic ihtimal vermiyordum.. Ve suphe yok ki bu heyecanima deger bir oyun izledim..

Sari Ay; fiziksel tiyatronun TR sinirlarinda izleyebileceginiz en iyi orneklerinden biri.. Hatta bu tarzi daha once izlememis olanlar icin inanilmaz bir deneyim ki bunu oyun sirasinda bir cok seyircinin yuzunden de okuyabilirsiniz..

Cok fazla kopya vermek istemiyorum ama 4 sirin sandalye, 4 muhtesem oyuncu, tek perde ve tansiyonun bir dakika bile dusmedigi coskulu bir oyun dusunun. 
Cuma yorgunluguna bire bir !

Lee, Leila, Billy.. izledikten sonra da beyninizi uzun sure mesgul etmeyi basaran karakterler.. Hatta Leila rolune hayat veren Su Olgac beyninizdeki yerini daha da uzun bir sure korumayi basariyor.. O nasil bir oyunculuk ? ya da asil soru o kucucuk bedenden cikan performans da neyin nesi ? 

Bence bugun sunu yapin; Dot Tiyatro gise numarasini cevirin (0212 251 45 45) ve biletinizi Leila rolunu Su Olgac'in oynadigi gun icin hemen kestirin.. Ayni rolu Aysecan Tatari (yani "Cocuklar Duymasin" dizisinin ilk yayinlandigi donemdeki asi kizi) ve Su Olgac donusumlu olarak oynuyor.. Aysecan'a haksizlik etmek istemem elbette ama Su Olgac'in oyunculugu kesinlikle tecrube edilmeli diye dusunuyorum.. ;)


Oyun Macka G-Mall icindeki Dot Tiyatro sahnesinde oynaniyor.. Saat 21:00'de basliyor.. O nedenle oyun oncesi kisa da olsa yemek yemeniz mumkun.. Biz Ask ile tercihimizi kis aylarindaki mudavim mekanimiz ve sehrimizin tek trattoria'si Leon'dan yana kullandik..


Cumartesi gunumuz, Alpcan'in Gokturk gezintisi ve aksam gelecek misafirlerimiz icin hazirlik yapmakla gecti.. Ana menumuz balik olacagindan cok ciddi bir hazirlik yapmadim ama masa hazirlama konusunda elimden geleni yaptim.. Fena olmamis degil mi ? ;)


Yalniz, sofra hazirlarken balik catali , bicagini yerlestirmek ile ilgili sofra kuralini tamamen unuttugumu farkettim.. Sahi bilen var mi ? Sonsuz Dekorasyon mesela ? :)


Kiz kardes elinden kek ve evde hazir bulundurmayi cok sevdigim fresh lime ve zencefil karisimli su gecenin kucuk dokunuslariydi.. ;)



3 aile, 3 cocuk, cokca mutluluk.. Cocuklarin dahil oldugu geceler kesinlikle daha hizli ama tartismasiz cok daha eglenceli geciyor.. ;)

Pazar gunumuz ise uzun uzun yayilip, gazete, dergi ve kitap ucgeninde dolasip ama Alpcan'i da ihmal etmeyerek uzun bir Gokturk turu yaparak gecti... Alpcan Gokturk'te ilk kez bir parka gitti.. Park bombos ve dolayisiyla Alpcan resimlerde gordugunuz gibi fazlasiyla ozgurdu.. ;)


Hepimize iyi haftalar..

sevgiler
lulu
xxx

14 Kasım 2012 Çarşamba

Hafta Sonunun Kisa Ozeti # 7

Hafta sonu cok huzunlu basladi benim icin cunku ilk kez Ata'mizin yoklugunu bu kadar derin hissedip, ilkelerine bu kadar az bagli kaldigimizi dusundum.. :(

Suclu hepimiziz...

Ama bir taraftan da hem 10 Kasim sabahi saat "dokuzu bes gece" cam onunde hazir ol duran Alpcan'i , hem de hayatimda Ilk kez Gokturk'te hayatin gercek anlamda 1 dk. durdugunu gorunce umutlandim ve Ata'mizi uzuuun bir sessizlik icinde saygi ve ozlem ile andigimizi hissettim..

Ve gozyaslari icinde icimden sunu tekrarladim..

Atam izindeyiz.. Izınde cocuklar yetistirecegiz.. !! 

 

10 Kasim huznu sonrasi.. Bizi bekleyen neseli bir dogum gunu partisi vardi..

Hepinizin yakindan tanidigi ve keyifle takip ettigi Aysstyle Aysun'cugumun biricik Kayra'sinin 2. yasini once kahvalti sonra da dans ederek kutladik.. :) Dogum gunu detaylarini ilk Aysun'cugumun paylasmasini bekliyorum o nedenle benden fazlaca bir kopya yok size.. ama bolca Alpcan var ;) 

 

Bizimki kizlarin pesinde kosmaya basladi bile.. Guzel kiz gorunce kayitsiz kalamiyor artik.. Baksaniza sunlarin tatliligina.. :))

 

Parti sonrasi, Alpcan uyku halindeyken hem 2 kadeh atalim, hem sagnak yagmurlu Nisantasi sokaklarindan kacmis olalim, hem de babaannemizi davet edip birlikte guzel bir ogle yemegi yiyelim diye mudavim mekanimiz Limonata'da aldik solugumuzu..


Tatli Kabak ve karidesli risottomu resimlemeyi unutmusum ama risotto severler icin siddetle onerebilirim.. Hatta sanirim ben size Limonata'nin her bir detayini deneyimlemenizi onermeliyim.. ! Yemek yemeli, keyifli kokteyller denemeli, yogun kalabaliginda insan manzaralarini izlemeli ve aksesuar detaylarina hayran kalmalisiniz.. ;) Ben hala her gittigimde farkli bir detayina asik oluyorum..  Mesela bu kez sik fanuslar icine yerlestirdikleri kaktus ciceklerinin sunumuna asik oldum.. ;)

 

Alpcan'in mutfak konusunda ne kadar merakli oldugunu tahmin edemezsiniz.. Sadece tencere , tava ile oynamanin cok disinda bi merak.. Hem yemek yemegi, hem yapilisini izlemeyi, hem de yapilisina kesinlikle yardim etmeyi seviyor.. Biz yemek yaparken kucuk taburesini kapip hemen tezgahta bitiyor.. !

Bu mutfak askinin gelecegi icin Capa-Marka yaratici sefi canim arkadasim Gazi Ates ilk onemli adimi atti.. ve Limonata mutfagini Alpcan'a hem tanitti hem de ozenle teftis ettirdi ! Alpcan hala mutfagi anlatiyor bize.. :))

 

Eglenceli ogleden sonra ve Alpcan'in maruz kaldigi yuksek doz sevgi gosterileri sonrasi aksam programimiz icin rotamizi kis gecelerimizin mudavim raki-balik mekani Cihangir Savoy'a cevirdik..

Hem dostarimizi, hem de Savoy klasiklerini cok ozlemisiz.. :)






 

Cumartesi aksamina erken basladigimiz icin gece saat 11'de evimize donmustuk ve daha once planladigimiz gibi kanal SkyTurk360'da "Ayhan Sicimoglu ile Renkler" programini izlemek icin hazirdik..

Ayhan abicigim, bu hafta Ata'mizin bir cocuk heyecani ile gelisini bekleyip ancak 6 hafta vakit gecirebildigi (onu da hasta olarak) yati Savarona'yi tanitti bizlere.. Izleyemeyenlerin yarim saatini ayirip programi internet uzerinden izlemesini siddetle tavsiye ediyorum.. Sonra'da merak ederseniz Savarona'nin gercek hikayesini "Bir Tutkunun Oykusu" kitabindan okuyabilirsiniz.. ;)

Pazar gunumuz ise tam bir keyif gunuydu.. Uzun zamandir kendimizi eve kapatmamis, (arada Alpcan'a hava aldirmak icin Gokturk turu yapmis olmanin disinda) ve ogle uykusu yapmamistik.. 

Saglikli beslendigimi biliyorsunuz.. Ozellikle evde hazirladigim yemeklerde cok titizim ama dingin Pazar gununun hatrina bir degisiklik yapip ilk kez borek denemesi yaptim.. 

Sahane oldular !! :)) Iste kaniti..

 

Ben size hafta sonu postu hazirlayana kadar mutlu Cuma'ya neredeyse kaldi 1 !

sevgiler 
lulu
xxx

11 Kasım 2012 Pazar

SPETSES

Bu yaz sezonu Yunanistan seyahati yapmamak hakikaten içimde büyük bir boşluk yaratmıştı ve araya başka seyahatlerimiz girmiş olsa da bu eksikliği sıkça dile getiriyordum. Bunu bilen sevgili, doğum günümde Atina uçak bileti hediye edince elbette dünyalar benim oluverdi..

Atina, ikimizin de iyi bildiği ve içinde kendimizi fazlasıyla oraya ait hissedebildiğimiz şehirler listesinin başlarında geliyor. (detaylı Atina postu burada) Kendisiyle o kadar çok ve uzun vakitler geçirdik ki; uzun zamandır kısa bir merhabalaşıp, sevdigimiz mekanlarla özlem giderip ya da arkadaşlarımızla yeni adresleri heyecanla deneyimleme sonrasında ülkenin sevilesi adalarına kaçıveriyoruz..


Bu kez, bu sürpriz seyahat için; Kiklad Adalar grubundan daha farklı bir tatil anlayışına sahip, Yunanistan'ın "Saronic Gulf" yani Saronic Körfezi'nde bulunan adalar grubundan Spetses ve Hydra'yı görmeyi planladık, zira mevsim itibariyle uzak adalar hem riskli olabilirdi hem de Atina'ya pek yakın bu cennet parçası adalar yerliler tarafından daha çok yaz sezonu başı ve sonlarında tercih ediliyor bilgisini arkadaşlarımızdan edinmiştik..

Yunanistan'ın göz bebeği Spetses; yüksek gelirli Yunan halkının yazlıklarının bulunduğu ve ayrıca da dünyanın önemli isimlerinin her yaz teknelerini demirlediği adalardan biri. Atina/Pire Limanı'ndan Hellenic Seaways'in "Flying Dolphin XVII" ya da "Flying Cat" feribotu ile yaklaşık iki buçuk saatlik bir yolculuk sonrası adaya ulaşabiliyorsunuz. Körfezin diğer adalarından da Spetses'e her gün düzenli geçiş yapma şansınız oluyor, zira hemen hemen her feribot adalara uğraya uğraya yol alıyor..  





Spetses'in en güzel yanlarından biri adaya araba ile gidilemiyor oluşu. Bu güzel detay sayesinde ada içinde araç trafiği yerine ciddi bir motor, ATV ve fayton trafiğine sahip oluyorsunuz.. "Peki ya valizler?" diye düşünmeyin, zira limanda sizi bekleyen birkaç taksi mutlaka bulunuyor..


Adayı çepeçevre dolaşmak icin ATV harika bir tercih, zira adanın kuytu plajlarını keşfetmek kaçınılmaz bir ada aktivitesi olabilir. Yine de bundan daha iyi bir tercih varsa, o da
tekne kiralayıp adanın çevresini tekneyle keşfetmek olabilir. Bu sayede Kiklad Adalar grubunda görmeye alışılan o uzun ve kum plajlar Spetses'te olmadığından yüzmenin keyfine de tam olarak varmak mümkün olabilir. Bu bilgi adada hiç plaj yok gibi algılanmasın lütfen. Alternatif plajlar elbette var. Mesela biz Agia Marina'da çok çok keyifli bir plaj günü geçirdik sevgili ve Alpico ile...





Fayton turu adanın en tatlı ve en yapılması şart aktvitelerinden biri bana göre. (Bunu elbette atların evvel ezelden taşımacılıkta kullanıldığı gerçeğinden ve bunu yaparken hayvanlara adil davranıldığını gözlemlememiz yüzünden yazıyorum..) Daracık sokaklar ve zevkli Yunan evlerinin arasında dolaşırken gözlerinize değen manzaralara ve mis kokulu yaz çiçeklerine bayılacaksınız eminim.. 
Biz, Alpico ile bu aktivite sırasında çok eğlendik. Onun neşeli çığlıkları ve zaman zaman yakaladığımız şaşkın bakışlarını izlemek bile başlı başına bir mutluluktu!




  
Spetses oldukça ufak bir ada. Ana yerleşim Dapia olsa da Agia Marina, Old Harbour, Agios Nikolaos, Agios Mamas ve Kounoupitsa bölgelerinde de yerleşim yoğunlaşmış durumda.. Otel arayışınızı bu bölgeler üzerinden ilerletebilirsiniz..

Dapia; adanın en merkezi bölgesi ve burada uygun fiyatlı, lakin bir miktar turistik duran oteller bulmanız mümkün. Benim tavsiyemse; Spetses gibi bir adayı ziyaret etmeye karar verirseniz çıtayı bir miktar yüksek tutup, butik bir otel tercih etmeniz yönünde..


Bizim tercihimiz, sanırım gözüm kapalı tavsiye edebileceğim Orloff Resort oldu. Otel hem lokasyon hem temizlik hem de hizmet anlayışı ile tam aradığımız konaklamayı yaşattılar ve Yunan misafirperverliğiyle de bizi fazlasıyla mutlu ettiler. Tercih edebileceğiniz diğer otel seçenekleri; Posidonion Hotel, Nissia, Armata Boutique Hotel veya Zoe's Club olabilir.







Yeme-içme konusunda tavsiyelerim mevsim dahilinde mümkün olan en tatlı seçeneklerden sayılabilir diye duşünüyorum. 


Orloff Resort'un aynı isimdeki restoranı adada kesinlikle denenmesi gereken restoranların başında gelirmiş. Sezon sonu olması nedeniyle kapanan restorandan biz faydalanamadık ama adaya yeniden gittigimizde ilk akşam yemeğimizin Orloff olacağına neredeyse eminim..

Old Harbour'da "Tarsanas" adında enfes bir "fish tavern" bulunuyor. Restoranın lezzeti ile eski liman manzarası birleştiğinde ortaya hakikaten keyifli bir atmosfer çıkıyor ve bu arada siz keyifle yemek yerken çoçuğunuz da restoranın yanındakı küçük çakıl plajda kazlarla vakit geçirebiliyor.. ;)






Yemek sonrası keyifli bir bar önerisi isterseniz eski limandaki "Throubi" iyi bir tercih olabilir ama aynı bölgede birçok bar alternatifiniz var.


Tarsanas'ın Kounoupitsa bölgesinde bir restoranı daha var. Adı; "NTA". Sloganı ise; "water of love". Bu restoranı da listenizin üst sıralarda tutmanızı öneririm..Kapalı olduğundan bizim ziyaret edemedigimiz "Patralis Tavern" de yine adanın tavsiye edilen restoranlarından bir diğeri.

Ege mutfağına ara verelim dediğiniz noktada lezzetli bir İtalyan "La Scala" ya da daha farklı bir deneyim icin Posidonion Hotel içinde bulunan Japon restoranı da keyifli alternatifler olabilir..

Bir Yunan adasında olmak, karşınızaniden çikan bir yerliyle derin muhabbetlere keyifle ve çabucak dalabilmek anlamına geliyor çoğu zaman.. Spetses ziyaretimizde bizde bu anlamda iz bırakan kişi Mr.Vasilis Valakis oldu. Vasilis'in Dapia merkezinde Triporto adında bir tavernasıQuarter adında bir İtalyan restoranı ve Alfi's adında bir dondurmacısı olduğunu öğreniyoruz. Giderseniz bizden ve Alpcan'dan mutlaka selam iletin ve özellikle de Triporto'da ev yapımı mezelerin tadına bakmayı unutmayın ;)

Spetses'te küçük küçük birçok pastane çarpacak gözünüze. Mutlaka ziyaret edin dememe gerek bile yok, zira gözleriniz ve de sokakların kokusunun ayaklarınızı bu dükkanlara yönlendireceğine eminim. Gittiginizde "Amigdalota" denemeyi sakin ihmal etmeyin! Saronik Körfez bçlgesi adalarında pek meşhur olan bu bademli lezzeti sevmeniz çok olası.. 




Alış-veriş için ara sokaklarda harika butikler görecek ancak sanat galerileri ve hediyelik eşya mağazalarını butiklerden çok daha davetkar bulacaksınız diye düşünüyorum.. 
Adanın Old Harbour bölgesinde mutlaka ziyaret edilmesi gereken bir mağaza var. İsmi Mr.Vaggelis. Vaggelis Yunanistan'da oldukça ünlü olan ve kendi adını taşıyan sevimli mağazasında ağaçtan minyatur tekneler tasarlayan bir sanatçı. Almasanız bile uğramalı ve sanatını bir göz atmalısınız diyebilirim.. 

Dapia merkezde ise; "Eonas" adında ve içinde kendinizi kaybedeceğiniz bir antika dükkani bulunuyor. Mr. Jordan o kadar sevimli biri ki; bize harika ada hikayeleri anlatırken, Alpcan'ı da sevgiyle kucaklayarak gönlümüzü sıcacık dostuluğu ile kazandı.. Eviniz için keyfinize göre mutlaka bir parça bulabileceğiniz bu antikacı dükkanını mutlaka görmenizi tavsiye ediyorum. 
Alış-veriş sonrası Mr. Jordan bize her yıl tekne ile düzenli olarak adayı ziyaret eden ve evi için mutlaka bir antika parça satın alan kıymetli bir müşterisinden bahsetti. Hatta bu hanımı çok sevdiğini ve Türkiye için önemli biri olduğunu düşündüğünü de ekledi. Kartını gördüğümüzde sevgiliyle birbirimize gülümseyip hem doğru bir yerdeyiz hem de Mr. Jordan bu düşüncesinde fazlasıyla haklı dedik.. ;)



Bir diğer sevimli alış-veriş mekanımız da "Gallery Collection 12" oldu. Aslında tam olarak bir sanat atölyesi olan bu şirin dükkandan evimiz için -şeçim yapmak bir parça zor olsa da- sanatsal bir magnet alımı yaptık. 





Spetses adası bize kendini gerçekten çok sevdirdi diyebilirim. Flying Dolphin ile Hydra adasına yeni heyecanlarla yol alırken, bir yaz tatilimizde adaya yeniden uğrayacağımızı fısıldadık sevgiliyle birbirimize..

sevgiler
lulu
x

6 Kasım 2012 Salı

Hafta Sonunun Kisa Ozeti # 6

Ne mutlu bir hafta sonuydu !

Hem Alpcan'in, hem de bizim sosyal hayatimiz acisindan yogun ve Pazartesi gununun sendromunu yenmek icin harika anilarla dolu.. ;)


Dun benim gunum hafta sonunun mutlu anlarini dusunerek gayet yolunda gitti.. Pazartesi madurlari b
unu deneyin derim.. ise yariyor ;)

Bu arada Alpcan'in sehre donusu sonrasi "hafta sonunun kisa ozeti" postlarima geri dondugum icin de ayri mutluyum.. ;)

Cuma aksami dedesine kavusan mutlu Alpcan, Cumartesi gunu icin de cok heyecanliydi cunku en yakin arkadaslarindan Sinem'in 2. yas dogum gunu partisi vardi.. Sabah kahvalti sonrasi Ig arkadasim ve Carter's & OshKosh Gokturk magazasinin sahibi Selin'den hediyemizi alip parti icin yola ciktik..

Alpcan sabah uykusuna gectiginde Ask ile kis dolabimizi yenileme calismalarimiza devam edip mutlu olduk :P Yunanistan tatili sonrasi kahve askina dusmem, alisveris sonrasi kahve keyfimizin bas sebebiydi.. Sizce 33 sonrasi normal mi ?? :)

Dogum gunu harika gecti.. Alpcan'in nasil mutlu oldugunu nasil ozgurce dans ettigini gormenizi isterdim.. Alpcan'i anne egosu ile (boyle bir gercek var) yetistirmemeye ozen gosterdigim icin ozgur ve ozguven sahibi olmasini cok seviyorum :)

Cumartesi aksami Alpcan'in uyku vakti sonrasi ona da bilgi vererek kendimizi Ayhan Sicimoglu'nun "Huracan Del Caribe" (Karayip Firtinasi) konseri icin Ghetto'ya attik.. 

Canim Ayhan abicigimi opup, Kuba'li Suami Ramirez Veliz'in enfes sesine kendimizi biraktik.. Itiraf etmeliyim Suami'nin popo sallayisini izlemek bende bir sanat eserine bakiyormusum havasi yaratti ! :))

Konserin iki sahane konugu daha vardi.. Dunya'nin en iyi latin piyanisti kabul edilen "Cesar Correa" ve konsere yetismek icin saatlerce ucup hic dinlenmeden sahneye cikan ve bunu Ask ile yapan, "Rodrigo Rodriguez" :)

Rodrigo mercimek corbasini cok severmis.. Bir sonraki seyahatinde soz verdim corbasi benden ;)

Gece gercekten cok keyifli gecti.. AS menajeri sevgili Ceren Turkay'a bu ozel gece ve yakin temas konser seruvenimiz icin tekrar tesekkur ediyorum.. 

Bir sonraki konser 24 Kasim Cumartesi aksami yine Ghetto sahnesinde olacak.. Ayhan Sicimoglu & Friends gecelerinin her biri birbirinden eglenceli ve yasanmaya deger.. ;)  Bence kacirmayin ve hemen Biletix'ten biletlerinizi alin.. ;) 

Cumartesi gecesi sahane bir sey daha oldu sizinle paylasmam gereken.. "Fifth Floor Over Golden Horn" blogunun sahibi Ezgi guzelimm bana nefis bir surpriz yapip Ghetto kapisina dayandi :)) 

Cok tatliydin fistigim ! 5 dk. bile olsa sana sarilmak harika geldi.. :) Bir sonraki Istanbul seyahatinde sen de Alpcan'a sarilacaksin.. SOZ !!

Pazar gunu ise Love Without a Cause blogunun sahibi ve Mumu'nun guzel annesi Ahu'cugum ile uzun zamandir planlamaya calistigimiz "bir kahve icimi" bulusmamizi gerceklestirip Mumu ile Alpcan yakisiklilarini tanistirdik.. :)) Bu resim de cocuk pesinde kostururken resim cekinmeyi unuttugumuz aksamin tek gorseli.. Simgesel bir calisma :)))

sevgiler
lulu
xxx