31 Ekim 2012 Çarşamba

Macerali Donus Yolu / Hydra-Athens

Herkese selam!

Şahane bir tatili daha keyifle geçmişe ve anılarımıza teslim ettik. 

 Bu kez Yunanistan'ın "Saronic Gulf" bölgesinde bulunan ve gerçekten farklı bir Yunan deneyimi sunan güzeller güzeli Spetses ile panoramik görüntüleri ve nal sesleriyle hafızamıza kazınan Hydra adalarını ziyaret ettik. Her iki ada için de deneyimlerimizi dilim döndüğünce anlatacağım, zira seyahatseverler ve özellikle de Yunanistan'da yaz tatili geçirmek isteyenler açısından alternatif bir fikir olacaktır diye düşünüyorum. 
  


Spetses



H Y D R A

Hydra hakikaten enfes bir seyahatti, ancak biz bu adadan öyle maceralı bir dönüş seyahati yaşadık ki; adaları tanıtmaya başlamadan evvel sizinle bu tehlikeli ve herkesin kulağına küpe olması gereken tecrübemizi paylaşmak istiyorum, zira plan yaparken yoğun talep gören yaz ayları dışında bir organizasyon içinde olursanız, sizin de başınıza gelme ihtimali olabilecek noktalardan haberiniz olsun.

Dönüş gününden bir gün öncesi Hydra'da güneşin etkisinin hafifledigi, gökyüzünün bulutlanmaya başladığı, yelkenlilerin birer birer demir alıp yola çıktığı ve kendimizi adanın yerlisi gibi hissetmeye basladigimiz bir gün yaşıyorduk.. Güneş batıp hava serinlemeye baslayınca otelimize dönüp son akşam yemeği için hazırlandık ve tam otelden ayrılırken; gün içinde Hydra'ya gelen tüm feribot seferlerinin iptal edildiğini, dahası ertesi gün de devam edeceği düşünülen hava mualefeti nedeniyle pazartesi sabah feribotunun da iptal bilgisinin az evvel kesinlestiğini ögrendik.. Pazartesi sabahı, yani bizim dönüş feribotumuz da iptal edilmişti.. Sevindik önce, zira 14:50 olan dönüş uçak biletlerimizi memnuniyetle gece uçuşuna çevirip öğleden sonra feribotunu kullanabiliriz diye düşündük.. Daha da iyisi belki adada bir gün daha kalıp, tatilimizi uzatmak ve Salı sabah ya da ögleden sonra feribotu ile dönüş yapmak da nefis bir sonuç olabilirdi, mümkün de görünüyordu bize en azından..



Gel gelelim THY'nin inanilmaz hatta dudak uçuklatıcı değişim rakamlarını duyup bir de üzerine ada çevresinde tam olarak hissedilmeyen hava sartlarının aslında Atina tarafında fazlasıyla şiddetli devam ettiğini ögrenince açıkçası biraz telaşlanmaya başladık..

Uzun konuşmalar ve alternatif aramalar sonucu (ki bu kısım hakikaten fazlasıyla stresliydi) otelimizin sahibi ile birlikte adanın tek ve mecburen güvenilir deniz kaptanı ile anlaşıp bizi Hydra'dan Yunanistan'ın en yakın kara parçası olan Metohi'ye götürmesi için el sıkıştık. Metohi'ye vardığımızda da taksi ile yaklaşık 2,5 saatlik bir yolculuk sonrası Atina'ya ulaşacak ve uçuşumuzu vakitlice yakalayacaktık. Hem teknemiz de yeterli büyüklükteydi.. Bu sonuc ile derin bir oh çekip son ada gecemizi keyifle geçirdik.

  
Fakat sabah uyandığımızda liman polisinin Metohi'ye gitmemize izin vermediğini, zira yanaşacağımız küçük limanda dev dalgaların oluştuğunu ve bu güvensiz deniz ortamında yola çıkmamızın kesinlikle mümkün olamayacağını ögrendik! Çaresizlik, telaş vs derken kaptanımız şöyle bir teklifte bulundu; biraz daha uzun bir deniz yolculuğuyla, kıyı kıyı seyahat ederek, çok daha büyük bir limana ulaşmamız mümkün olabilirdi.... Yalnız olsak bu teklifi asla kabul etmez ve tatilimizi her türlü ekstra masrafına katlanarak uzatırdık, ancak otel sahibimiz; endişe edilecek bir durumun olmadığını, kendisinin de ailesi ile teknede yanımızda olacağını ve kaptanımızın tecrübesinin bu yolculuğu göze almak için kesinlikle yeterli olacağını söylemesi Ermioni limanı icin yola çıkmamızı sağladı diyebilirim.. Yalnız tek bir negatif nokta vardı (aslında bu tip fırtına durumlarında bu bir avantaj kabul edilirmiş) o da; teknemiz o küçük deniz taksilerinden biri olacaktı!!!

Gözümüzü kapadık ve iki aile -toplamda 7 kişi- olarak yola çıktık..  

45 dakika... Gerçek anlamda her saniyesi sayılası 45 dakika hop oturup hop kalktık.. Yüreğimiz o 45 dakikanın her saniyesi ağzımızdaydı... Arada Alpcan'ın dalgalara dalıp çıkan teknedeki eğlencesine odaklanıp gülümsemeye çalışsak dahi gözümüz daima yol arkadaşlarımız -belki de dostlarımız- (eee artık dost olmuştuk) ve kaptanımızın yüz mimiklerindeydi. Azgın sulardan sakin Ermioni kıyısına güvenle yanaştığımızda ise dünyalar kelimenin tam anlamıyla bizim oldu.....



Kahraman kaptan.. ;)



Ermioni Limani 

Yolculuk bittiğinde limanda önce derin bir nefes alıp sakinleştik ve sonrasında da bizi bekleyen taksimize atlayıp, üç saatlik hakikaten çok çok keyifli bir yolculukla Ermioni, Koliaki, Epidavros, Korfos ve Isthmia kasabalarından geçerek Atina Havalimanına zamanından evvel ulaştık ve uçuşumuzu yakaladık! Hatta uçuş öncesi uzun uzun Efie'ciğimle de görüşüp özlem giderecek fırsatımız oldu.. 

 Efie & Alpcan.. 



Epidavros


Maceralı Hydra - Atina seyahatinin bonusu ise dünyaca ünlü "Korint Kanali"nı görmek oldu ki bu da benim için böylesi zorlu ve tehlikeli bir dönüş yolculuğunda bardağın dolu tarafını görmek oluyor diyebilirim.. 

Herkese güvenli seyahatler diliyorum..

sevgiler,
lulu
x