1 Şubat 2013 Cuma

BRUGGE

31 Aralik, Pazartesi gunune denk geliyor dediklerinde benim seyahate programlanmis beynim hemen sunu fisildadi... "Sali gunu de tatil ! Bu durumda Pazartesi gunu izin kullanip harika bir yeni yil tatili planlayabilirsin"

Aklimda elbette onlarca sehir dolasti.. Yeni yil suslemeleri, isiklar, coskulu kutlamalar ve bu gorkemli vaktin Avrupa'da nasil gectigini gozlemlemek, dahasi icinde bulunmak muthis bir deneyim olacakti.. Sonra birden aklimiza ilk ziyaret ettigimizde aklimizi basimizdan alan Brugge geldi ! (postumu buradan gorebilirsiniz) Geldigi gibi de ucak biletlerimiz kestirildi :)

Sokaklari tam anlami ile cikolata kokan bu masal diyarinda yeniden bulunmak ve dahasi 3 sabah bile olsa gozlerimizi ortacagin buyulu sehri Brugge'de Alpcan aramizda yatarken acmak muhtesem bir deneyimdi..

 

Gelelim sehir detaylarina ;

Brugge'e ulasmanin en rahat yolu, Bruksel havaalanindan 2 kat asagiya inip tren bileti satin almak ve sonra yine bir kat asagiya inerek gelen ilk Brugge trenine binmek.. Tren zuid istasyonunda aktarma yapiyor ve 2. tren ile direkt sehre ulasiyorsunuz.. 

Tren ile sehre ulastiginizda sehri kesfetmeye Minnewaterpark yani diger adiyla "Lake of Love" ile baslayabilirsiniz.. Burasi sehrin en romantik noktalarindan biri.. Oradan da kendinizi hemen Beguinage (kadinlar) Manastri'na atip oradan da sehre karisabilirsiniz..

 

Ama bana sorarsaniz sehri tarihi olarak eksiksiz gezmenin en dogru yolu yuruyus parkurunu takip etmek.. (detayli bilgi icin buraya goz atabilirsiniz) 

Markt Square sehrin gorkemli buyuk meydani. Yeni yilda bu gorkem daha yogun hissedilir durumda.. Meydanda bulunan hukumet sarayi ve 366 merdivenli can kulesi Belfry -dizleriniz el veriyor ise- sehri kusbakisi gormek icin mutlaka ziyaret edilmeli.. Meydanin ortasindaki "Jan Breydel ve Pieter de Coninck" heykeli de zaten goreceginiz onemli bir tarihi detay olacak..


Avrupa'nin en yuksek tugla kulesine sahip olan "Church or Our Lady" gorulmesi gereken tarihi binalarin en onemlilerinden.. Michalengelo'nun "Meryem ve cocuk Isa" heykelini bu klisede goreceginiz dusunulurse belki de en onemlisi ! Cikista, Old St.John's Hospital & memling muzesini de mutlaka gezmelisiniz.. 

 

Muze demisken sehirde onlarca muze alternatifiniz var.. Guzel sanatlar sehir muzesi Groeninge ronesans ve barok ustalarin gorulesi tablo ve gravurlerini gorebileceginiz keyifli muzerin basinda geliyor hatta bu muzede icinde Isa'nin kaninin oldugu soylenen bir sise de bulunuyor..

 Ingiliz sanatci Frank Brangwyn'in resim tablolarinin buyuk bir kismindan olusan Arentshuis - Bragwyn Muzesi ise resim tutkunlari icin birebir.. 15 ve 19. yy arasindaki ihtisamli dekor tarihini gormek icin Historical Gruuthuse muzesi cok cezbedici.. Archaeology muzesi ise meraklilari icin sanirim farkli bir deneyim olacaktir..

Biraz da eglenceli muze arayisinda olanlar varsa ; Belcika'nin dayanilmaz elmas seruveni icin Diamond muzesi, Patates'ten o leziz "Belgian fries"a uzanan hikaye icin Friet museum, enfes Belcika cikolatalarinin askina "The Choco story" muzerlerini ve Belcika birasinin imalat surecini gozlemlemek icin "De Halve Maan" bira imalathanesi gezerbilirsiniz.. ;) 

Sehrin Markt Square sonrasi en onemli 2. meydani olan Burg Meydaninda 12. yy'da roman stilinde insa edilmis "Basilica of The Holy Blood" bulunuyor.. (muzesi de mevcut) Benim icin 2 ayri Brugge seyahatinde "Basilica of Holy Blood" onunde cekilmis asagidaki resim inanilmaz anlamli.. Sanirim Alpcan'la birlikte yeniden ziyaret ettigimiz sehirlerin en guzel tarafi bu anlami bana fazlasiyla hissettiriyor olmasi..



 Brug meydaninda ayrica Belediye binasi ve Old Recorders binalari da gorulmeye deger.. Gorkemli Old Recorder'in hemen sag tarafindan acilan yolu mutlaka yurumelisiniz ;) O yol sizi sehrin balik pazarina dogru goturecek.. Yerli halk Sali-Cumartesi gunleri arasi acik olan bu pazardan taze balik ihtiyacini karsiliyor.. Koku sizi rahatsiz etmezse biraz onunde durup sehir yasamini gozlemleyin derim...

Fish marketten kanal boyunca devam ederseniz de sehrin en eski tas kopruleri olan Meebrug ve Peerdenbrug'u gorebilirsiniz..

 

Zuidzandstraat Brugge'un en unlu alisveris caddesi.. Cadde'de yururken orta halli markalardan alisveris yapar hem tarihi binalari izleyebilir hem de kokusuna dayanamayip satin aldiginiz cikolatanizi yiyebilirsiniz.. ;) -seyahat boyunca en cok yaptiginiz sey bu olacak eminim-

 

 Yemek !

 Brugge'de cogu oldukca gorkemli dekore edilmis ve fazlasiyla iddali restoranlar mevcut.. Size onereceklerimin hepsinin lezzeti icin kefil olabilirim.. Ama dekor olarak bizim secimlerimiz bir parca daha sade oldu onu da belirtmeliyim.. ;) 

Ogle yemegi icin cok sevimli bir grill restoran kesfettik.. "De Wijngaert Kinds Karl". Restoranin lezzeti de kendisi gibi cok icimize sindi o nedenle kesinlikle aksam yemegi icin de tercih edebilirsiniz..

 

Aksam yemeklerimizden biri gitmeden rezervasyon yaptirdigimiz "Jan Van Eyck" te yendi.. Burasi lokal, minik bir restoran.. Cok fazla keyif aldigimizi ve leziz denemeler yaptigimizi soylemeliyim.. Alpcan'in biz siparis verirken sef ile ingilizce anlasmaya calismasi inanilmaz komikti.. "pasta, yes, okey.." seklinde kafa sallayarak iletisim kurmaya calisti.. Keske biri o ani videoya almis olsaydi ! :)



 Chambres Hotel'in michelin yildizli restorani "Calis" kesinlikle notlarinizda bulunmali.. Ama bilginiz olsun ki rezervasyon sart..

 

Yeni yil yemegi icin bizim tercihimiz yine gitmeden once rezervasyon yaptirdigimiz michelin yildizli Restaurant "Spinola" oldu.. Zarif ve lezzetli bir yeni yil yemegi sonrasi, otel odamiza gitmek ve 2013'u "anne-baba-cocuk" olarak simarikliklar yaparak karsilamak muhtesemdi ! (Alpcan o saatte nasil oldu da uyanikti diye sorarsaniz gunduz uykumuzu geciktirince, gece uykumuzu da ileri saatlere atmis olduk ve boylece 2013'u Alpcan eglencesi ile karsilama sansini yakaladik ! :)

 
  
 

Aksam yemegi icin gitmeden once rezervasyon yaniti alamadigimiz ve orada bulundugumuz zaman icinde de hic bos masasi olmadigi icin deneme sansi bulamadigimiz Restaurant Den Dyner'i size gitmeden tavsiye edebilirim cunku damak keyfine cok guvendigim blogger arkadasim Sansli Anne Esra ve esi tavsiye etmisti.. Bir Risotto sever olarak ordekli risottolarini kacirmis olmam hos olmadi.. :(

Ayni kaderi ne yazikki "Duc De Bourgogne" otelinin ayni ismi tasiyan restoranida paylasti.. Bu durum uzucu oldu ama yerine rezervasyon yapip deneme sansi buldugumuz michelin yildizli diger lokal mekanlar icin sansliydik ;) 

Belcika ve Bira ! 

Soz konusu bira icmek ise sayisiz bira cesidi ve markasi ile karsilasacaksiniz.. Brugge'de bira icmenin lezzeti bir tarafa, ictiginiz tum biralar kendi markasina ait bardaklarda servis ediliyor.. Bu cok sirin detay da insanda farkli mekanlarda, farkli biralari tatma ve siparis edilen bira markasinin bardagini gorme istegi uyandiriyor. :) 

 

2B, Beerwall (asagida resmini de goreceginiz sehrin en simge birahanesi), Bas Der Amis, T Brugs Beertje ve Cambrinus aklima gelen ilk birahaneler.. Ama inanin sokak aralarinda ya da kose baslarinda daha niceleri mevcut..



Biralarin hepsinin keyfine varmak istiyor insan.. O nedenle yapilacak en guzel sey "PUB CRAWL" olayina girmek.. Biz kucuk capli bir gezi yaptik birahaneler arasinda.. Hem de yilbasi gunu ! Hakem elbette Alpcan'di ve oyunu elbette ASK kazandi :)) Ben ogleden sonra 3. birahanede cakir keyif olmustum bile.. :P 

 

Benim gibi Jazz dinlemeyi sevenlere bir winebar tavsiyem olacak.. "EST Winj Bar". (Braambergstraat 7'de). Bu kucuk mekanda, jazz saatleri disinda Blues ve boogie dinlemeniz de mumkun.. ;) 

Cikolata ! 

Soz konusu cikolata oldugunda elbette sayisiz alternatifiniz var.. Neuhaus, Godiva, Leonidas, Chocolatier Dumon, Chocolate Line, Cote d'Or, Lovells ve dahasi... Bence seyahat boyunca bolca yemeli ve donuste satin almak icin kendi zevkinize gore karar vermelisiniz..

Benim size tavsiye edicegim en degerli sey ; Istanbul'da hic deneme yapmadigim Godiva'nin sicak cikolatasi.. Nasil ozenle hazirlanir ve bir insani nasil bu kadar mutlu edebilir ?! inanamadim.. Artik Turkiye sinirlari icinde Godiva disinda baska bir sicak cikolata denemesi yapabilecegimi hic sanmiyorum.. :P


   
Bu arada bilginiz olsun "Le Pain Quotidien" goruseniz sasirmayin.. Bu zincirin bir Belcika markasi oldugunu hatirlayip rahatlayin.. Ister kahvalti, ister kahve keyfi ama hazir kendi memleketinde bulmusken bir Le Pain ziyaretinde bulunun.. ;) 

Hediyelik esya satin almaktan hoslananlar icin akla gelen ilk sey modern evlerde de kullanabileceginiz sahane brugge dantelleri.. Ayrica meshur goblen islerini de satin alabilirsiniz.. Fiyatlari biraz yuksek ama anneniz icin guzel bir hediye olabilir ya da yagmurlu ve kasvetli gunlerde evde pencere onunde oturup islemek icin kendinize de alabilirsiniz.. ;) 

Benim size alternatif bir hediyelik tavsiyem daha var : "Atelier Galerie Kasper". Bu galeri bir seramik atolyesi ve Mr. Kasper muhtesem seramik ornekleri ile musterilerini adeta buyuluyor.. Inanilmaz calismalari var. Fiyatlari cidden yuksek ama kendi kesinize uygun ornekler bulmakta zor degil.. Aldiginiz urunun uzerine Mr. Kasper'in imzasini kendi eli ile mekanda atmasi da ayri bir guzellik..



Romantik bir kanal turu uzerine romantik bir fayton turu, bolca cikolata, waffle'a ve patatese (mumkunse andalouso soslu) doyamama hali, midye yemek icin firsat kollama, (beyaz sarap ve kereviz sapli midye siddetli tavisyem olabilir..) yer alti publarini dolasip sehrin sevimli birahanelerinde tum gun vakit gecirme ve gecenin ilerleyen saatlerinde adeta sessizlige gomulmus daracik Brugge sokaklarinda kendinizi ciddi olarak Ortacag'da hissetme duygusu..
 Iste bunlarin hepsini keyif, huzur ve ask ile yapacaginiza eminim.. 
Keyifli seyahatler !
Sevgiler

lulu

 xxx 

24 yorum:

  1. ne kadar özenli ve detaylı bi post! üstelik her bir detay, akşam 18:00 itibariyle iştahımı kabartıyo ve midemden güp güp sesler gelmesine sebep oluyo <3
    benim de cok merak ettigim bi yer burası. zira çikolata diyince akan sular durur bende:)
    alpcanla birlikte aynı anıları tekrar yad etmeniz, onunla yeni yıla girmeniz, bütün lezzetleri onun eşliginde tatmanız ne kadar özenilesi allahımmmmm ^.^
    bu postunu, yeme-içme-gezme anlamında favorim ilan ediyorum lüffücüm <3
    ayyy göz acıp kapayana kadar haftasonu geldi görüyomusun, hepimize şahanelikler getirsin o halde \o/

    YanıtlaSil
  2. Ne güzel bir post olmuş.. Hele o Alpcan'lı ve Alpcan'sız olan fotoğrafa bayıldım.. Bayılıyorum sizin böyle birlikte gezmenize ^^
    Keşke videoya çekseydiniz gerçekten, çok izlemek istedim :D

    Çook güzel zamanlar geçirin hep^^
    Kocaman öperim!! :*

    YanıtlaSil
  3. Oh ne guzel bol resimli ve detayli bir post olmus. Alpcanin makarnaya dalmadan onceki pozundaki yuz ifadesi baya bi gozumun onnunden gitmeyecek. Masallah cok sevimli bir cocuk. Allah bagislasin.

    xxx

    YanıtlaSil
  4. Brugge sokaklarinda gezinirken Benjamin Franklin'in yazilarina rastlamissinizdir mutlaka Lulu'cum, bende ondan alinti yaparak yorumuma baslayacagim. ''Bilge bir insan, adil bir sekilde kazanabileceginden, gosterissiz bir sekilde kullanabileceginden, neseyle dagitabileceginden ve huzurla geride birakabileceginden daha fazlasini arzulamaz''
    Bu guzel ozlu soz sana cok uygun hayatim, tum bilgeliginle bizlere Brugge rehberligi yapar gibi bol detayli bir post hazirlamissin, ellerine saglik.
    ''In Bruges'' filminin arka fonunda gorduklerimizle senin anlatimini birlestirip romantik bir gezi duzenlemem lazim ;) Sayende ortacagdan kalma masal sehrine gitmis, fotograflarla o anlari yasamis oldum.
    Sahane bir haftasonu gecirmen dilegimle <3

    YanıtlaSil
  5. Çocuğun canı bira çekti demek :) daha bu yaşta, yapma etme evlat:))

    YanıtlaSil
  6. bruge u gitmeden yalayıp yuttum, insallah martta gidince yabancılık cekmiycez:)

    YanıtlaSil
  7. Fotoğraflar ne kadar güzel! HEpsine bayıldıım ama özellikle Beerwall beni benden aldı gidip görülmesi gerekilen bir yer artık benim için :)

    YanıtlaSil
  8. Lulucum Brugge hiç aklıma gelmemişti seyahat için ama görünce çok özendim. hele bir çikolata fanatiği olunca daha da çok. yılbaşına girmek için daha güzel bir yer olabilir mi? Alpcan'ın tezgahtan sarktığı poza bayıldım.
    bu arada NY yazılarımı yayınladım. beklerim :).

    http://tuzvekarabiber.blogspot.com/

    YanıtlaSil
  9. bir sürü şey yazcaktım da ben, alpcanın makarnayla imtihanı ismini koyduğum fotoğrafa kitlendim kaldım. allahım bolonez sosa banıp yicem kendisini. ya da lavaşa mı sarsam ?

    YanıtlaSil
  10. Görmek istediğim bir çok yer olduğundan ve yurtdışı seyahatlerine bir türlü geçemediğimiz için listede maalesef ileri ki sıralarda yerini alıyor Brugge ama senin sayende. Daha önce hiç aklımda yoktu çünkü. Bambaşka bir dünya gibi... Yapılar çok eski olduğundan başka bir dönemde geziyormuş hissi uyandırdı bende ve orada olmak istedim, özellikle de ikinci fotodaki gölün yanında, yapı hayranlık uyandırıcı çünkü. Aslında postta ki herşey hayranlık uyandırıcı, en azından Godiva sıcak çikolatayı deneme şansımız olması da mutluluk verici tabiisi :))

    YanıtlaSil
  11. Lulucum o gün Alpcan 'da gelmiş aldım haberi Aylin'den :( kısmet değilmiş, birdahaki sefer inş :) Brugge ne kadar mistik ve gizemli bir şehir. Avrupa noelde çok güzel oluyor ve burası da yılbaşında gidilmsi gereken şehirlerden olmuş bence,çok sıcak,şirin ve samimi bir atmosferi var.

    YanıtlaSil
  12. ne güzel bir yermiş
    gitmeden hayran oldum

    YanıtlaSil
  13. ahh brugge ahh kesinlikle tekrar gidilesi! sizinde harika gecmis ne guzel anilarim canlandi bu guzel fotograflarla..bu arada kocam gecenlerde leffe birasini house cafede bulunca cok sevinmis tabi uc katina hahah:)) bi daha gidersek bizde sizin lezzet noktalarinizi deneriz artik!

    YanıtlaSil
  14. tüm fotolar yazılar hepsi harika ama ben Alpcanı görünce bitiyorumm=))

    fuar için yazdıkların doğru cnm keşke planlasaydık =(
    neyse inş birdahaki sefere=))
    öperim(z)=)

    YanıtlaSil
  15. Lulum ne kadar guzel ozenli bir gezi postu daha, Sevgili Ayfer'in yazdiklari cok dogru cidden, ve ne kadar guzel bir yorumdur o, cok sevdim ben de : ) Beni Bruges de tekrar gezdirdin, biz cok az kalmistik, 2-3 gunlugune gitmek istedim simdi, onumuzdeki 2-3 senelik programa ekliyorum ve bu postu da fave travel dosyama ekliyorum canim : ) Alpicodan once ve sonra resmi cok guzel olmus, bunu her tekrar gittiginiz yerde yapmalisin kesin : ) Ve Alpiconun o ingilizce konusmasinin videosu olsaymis keske, op o yanaklardan benim icin de : ) Muahhhh PS : Ilk resmini cok sevdigimi yine soyliyim, o kotunun rengi harika, ilk firsatta Guess e ugrayip bakicam : )

    YanıtlaSil
  16. Lulucum annemler brugge' e gidecekeler bu ay, hemen senin 2 yazını da fwd ettim ,gitmeden cok faydalı olacak :)

    YanıtlaSil
  17. alpcanın anlaşmaya çalışmasına bittiiim!
    kendi güvenli sosyal prensim benim,ingilizcesi de var ay ay ayy :))))

    gece gece çikolata istegim tavan yaptı:) hemen ben bi dolaba dogru yöneliyim ;)

    YanıtlaSil
  18. Ne kadar güzel bir yermiş burası, yemekleri manzarası tam benlik çok gitmek istedim. Blogunu yeni keşfettim hemen takibe aldım canım bende beklerim.

    YanıtlaSil
  19. brukselı cok begenıp brugge da kalamamanın hazın sonu..ama planlar arasında gercı daha var ama olsun:) gıdınce rehber bellı ohh...ask tadında alpcancoolu mıs tatıl..en guzelınden..

    YanıtlaSil
  20. Artık gün sayıyorum resmen bu güzel masal şehri için :) giderken yanıma bu postun çıktısını alacağım bebeğim, sıcak çikolata bir must bir de o belediye binası önünde postumu sana ithaf edeceğimi biliyorsun değil mi Lulu'm? :))

    YanıtlaSil
  21. Yazıya bayıldım ama en çok hoşuma giden Alpcan ile gitmeniz oldu. ekim ayında 24 aylık olacak oglumla beraber gidecegiz bizde :) 1-2 sorum olabilir mi :) Puset kullandınız mı? (puset için elverişli mi yoksa sling vb daha mı iyi olur malum sürekli yürümek istemezler) 2- Çocukla giderken aman aklınızda bulunsun diyeceğiniz ne var. Peşinen çok teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tuten'cim merhaba.. O kadar cok seyahat halindeyim ki bloguma bir turlu konsantre olamadim.. Yorumunu da yeni okudum canim.. Cok sevindim Ekim seyahatin icin.. Sanirim hafifce serinlemis hatta oldukca limon bir hava olur Ekim'de Brugge'de. ben puset kullaniyorum yani baston olanlardan... hem hafif hem de cok kolay surmesi biliyorsun... Bence 24 aylik bir cocuk icin puset olmali.. Hem yorulacak yurumekten hem de geceleri pusette uyuma sansi olursa size rahat ettirecek.. (Dusundum de Alpcan da Brugge de tam 24 aylikti) Surekli yurumek istemiyorlar cok haklisin... Ama yurudugu vakitte de sizin esyalariniza guzel bir tasiyicilik yapmis olur.. ;) Cocukla seyahat etmeye cok aliskinim ben o nedenle cok telas yapmiyorum ama genel olarak ilac konusunda aklima gelecek tum detaylar icin ilac aliyorum.. Ani ates icin ates dusurculer, ates olcer, ishal ya da bocek sokmasi gibi durumlar icin ilaclar... kisisel temizlik maddeleri.. Bu konuda sunu soylemek istiyorum : altini hala bagliyor olmalisin.. yaninda bez tasima, oradan al derim. Hem Avrupa'da ki pampers'lar cidden daha ileri teknoliji. ! Baska soracagin varsa seve seve buralardayim ben.

      sevgiler,
      x




      Sil
    2. Lulucugum ben de yeni cevap yazabiliyorum çok tesekkurler çok sevindim uzun uzun yazmana. baston puset götüreceğim ben de. Biz bezi biraktik o yüzden sanlıyım o konuda. Ilac alacagim mutlaka yanima
      blogu ihmal etme sevgiler ;)

      Sil
    3. Ben olayina cok sevindim.. Biz de gunduzu birakmistik buyuk olan boyunu da halletmistik tuvalate yapmaya baslamistik ama geceleri yine de bagliyorduk ! artik 3 haftadir onu da kaldirdik hayatimizdan ! Ohh mis gibi simdi :))) Sizin tatil icin ben de heyecanlandim.. Bence geldiginizde de mutlaka haberleselim.. anlatirsin maceralari.. :)

      Sil