LIZBON
Selam, Portekiz post serisine nokta koymanın vakti geldi; zira yeni seyahatler kapıda.. Seyahatten dönmeden evvel planladığım gibi serinin son postu özellikle bir İstanbul sakininin yabancılık çekmeyeceği yegane Avrupa şehirlerinden biri olan Lizbon hakkında olacak. Klişe bir söylem belki ama şehir fiziki şartları nedeniyle İstanbul’a hakikaten benziyor. Karmaşası, her saniye yaşadığını hissettiriyor oluşu, tepeleri, bayırları ve dar sokaklarıyla.... ama diğer yandan da bambaşka iki ruh oldukları da tartışmasız bir gerçek... Saramago'nun "Yitik Adanın Öyküsü" kitabında bahsettiği özdeyişiyle başlamalıyım size benim Lizbon'umu anlatmaya; "Görmemek o güzel Lizbon şehrini, yaşamamaktır hoş bir şeyi." der bu tatlı insan. Çok da doğru söylemez mi? Aynı Baudelaire'in "suyun, mermerin ve ışığın şehri" derken çok doğru söylediği gibi... Lizbon, şehir gibi bir şehir deneyimi sunuyor ziyaretçilerine ve bu cömertliğe hakikatle bakmak ve görmek boyn...