31 Ocak 2014 Cuma

AEGINA

Ege denizinde, Yunanistan ana karasina en yakin olan Aegina, Poros, Hydra ve Spetses adalarinin toplandigi korfez Saronic Korfezi diye adlandirilir ve bu korfez adalari kesinlikle "hop on hop off" turlari icin bicilmis kaftandir.

Kiklad adalarina duydugum aski bir kenarda tutabilirsem; yogun yaz gunleri disinda gitmeyi tercih ettigimiz bu adalari, yasamlarinin ozgun hali ve diger populer adalarin aksine yaz sezonu disinda da yasamlarina devam ettiginden cok sevdigimi soyleyebilirim..

Blogumu takip edenler daha once korfezin diger iki adasi ile ilgili yazdigim seyahat yazilarini hatirlayacaktir.. Hydra ve Spetses ayri ayri beni cok etkileyen ve yeniden gitmek icin firsat kolladigim adalar arasindalar..

Aegina ise; 2013 yili Ekim ayinda gorme firsati buldugum ve diger iki adaya gore yuzolcumu bakimindan daha buyuk olan bir ada. Yogun yaz gunleri sonrasinda yorgunluk atmak icin dort dolu gun gecirdigimiz Aegina'da gercekten son zamanlarin en iyi dinlence tatiline sahip olduk diyebilirim. 


Acikcasi Aegina ne Hydra kadar kendine has, ne de Spetses kadar şık bir adaydi.. Hatta siradan bir yapilasmaya sahip olduguni cekinmeden soyleyebilirim. Yunan adasi denince aklimiza gelen mavi kubbeler, turkuaz kapilar, mint balkonlar, ciceklerle bezeli sirin beyaz evler elbette yok degildi, ancak gormek icin dikkatlice etrafa bakmak gerekiyordu.. Bu yorumumu lutfen olumsuz algilamayin lakin Yunan kulturunu doyasiya yasamak, ada insanina yakin durup gunluk rutinlerine hayran olmak, yemeklerinin tadini cikartmak ve de doyasiya dinlenmek icin kesinlikle tercih edilebilir.



Atina'ya yalnizca 17 km uzaklikta olan Aegina'ya, Pire limanindan hizli feribotlarla 40 dakika icinde ulasmak mumkun. Feribot firmalari adada yerlesik hayati olup Atina'da calismaya devam eden nufusu goz onunde bulundurarak olumsuz hava sartlarini da dusunmusler ve bu nedenle de korfezin diger adalarinda olmayan bir uygulama ile hizli feribotlar disinda buyuk feribotlari da gunluk yolculuk alternatiflerine eklemisler.. (Bizim Hydra adasi donusunde yasadigimiz inanilmaz tecrubeyi buradan okursaniz buyuk feribot avantajinin ne denli onemli oldugunu anlayabilirsiniz.)

Modern Yunan'in ilk baskenti olan Aegina adasi icin belki de en keyifli vakit Eylul ayinda duzenlenen geleneksel fistik festivali zamani olabilir, ancak benim icin hem yazin son gunesinin tadini cikartmak hem de adanin kendine has yasaminin dinginligi deneyimlemek icin Ekim ayi bicilmis kaftandi.. Mesela ayaklarim denizde mandalina yiyebilmek gelecek kis aylari icin enfes bir motivasyondu diyebilirim.. Bunu bir de Mayis ayinda yaz sezonu acilisi icin yapmayi cok istiyorum.




Aegina limanina ulaatiginizda sizi adanin tatli faytonculari karsiliyor. Limanin bulundugu bolge adanin merkezi olan Kolona. Fayton ile Kolona ve cevresini genel hatlari ile gezmeniz mumkun. Kolona'nin limana paralel uzanan sahilinde ise sira sira bir cok cafe ve restoran bulunuyor. Yine ayni paraleldeki tum arka sokaklarda ise kucuk butikler, restoranlar, marketler, sirin pastaneler, adanin dillere destan guzellikteki seramik dukkanlari ve sanat atolyelerini gorebilirsiniz.

Beni en cok etkileyen adreslerden biri; evinize ya da sevdiklerinize hediyelik esya almaniz icin tavsiye edecegim Yunanli seramik sanatcisi "Alex Solomou" ya ait olan KEPAMIKA. Mutlaka ugramanizi oneririm..

Kolona sahilinde cokca restoran tercihiniz olacak.. "Skotadis" bu restoranlar icinde iyi bir ornek diyebilirim.. Restoranin sefi sevgili arkadasim Stellios'un kardesi Sotiri ve kendisi yediginiz her tabagin hakkini layigi ile size geri veriyor.. Skotadis'in bir kac dukkan yaninda "Pembh" cafe bulunuyor.. Pembh, Aegina'nin tartismasiz en keyifli kahve ve ogle yemegi mekani.. Hatta geceleri de yerli halk barinda oldukca iyi vakit geciriyor.. Sahilin deniz tarafinda ise ikinci favorim olan "Babis" bulunuyor. Deniz kenarinda hem lezzetli yemekler yemek, hem de sessizlikte kulaginiza degen dalga sesleri ile oldukca romantik bir aksam gecirmek icin tavsiyeme guvenebilirsiniz..  

Sahilin sonunda yine deniz kiyisinda ada gunesini batirmak icin romantik bir nokta olan "Inn on the beach" var.. Keyifli bir aperitif icin notlarinizda olsun.. 

 


 




Aegina'da konaklama icin bir cok seceneginiz var ancak Hydra ve Spetses kadar butik isletmelerin oldugunu soyleyemem. Hatta otellerin genel olarak konfor acisindan vasat oldugu bir gercek.. Benim tavsiyem Kolona'da kolaklamaniz.. Sevgili Stellios bana Fistikies ve Rastoni otelleri arasinda tercih yapabilecegimi soyleyince ben tercihimi Fistikies olarak kullandim.. Otel tertemiz, bebek ve hayvan dostuydu.. Standartlari dahilinde sevip, memnun kaldigimizi soyleyebilirim..



Adanin tarihi guzellikleri ve gorulmeye deger yapilari da oldukca fazla.. Kolona sahilinin arka sokaklarinda karsiniza cikacak olan "Tower of Markellos" yalnizca ada icin degil Yunananistan icin en onemli yapilardan biri cunku 1821 yilindaki buyuk devrim sonrasi devletin kullandigi ilk hukumet binasi kendisi..

"Panayitsa" ise adanin en bilinen kilisesi. Kolona sahilinde ve deniz manzarali olmasi kliseyi daha guzel kiliyor.. Ozellikle feribot ile limana yaklasirken sahil manzarasina cok cok yakistigini soyleyebilirim.. 

 

 



Yunanlilarin Dunya Edebiyati'na kazandirdigi en guzel kalemlerden biri olan sevgili Nikos Kazancakis'in evi mutlaka gorulmesi gerekenlerden adreslerden.. Hatta bir Kazancakis hayraniysaniz evine cok yakin bir yerde bulunan Kapralos muzesini ziyaret ederek buyuk ustanin 1963'den olum yili olan 1993'e kadar yaptigi heykel calismalarini inceleyebilir, "Mother" isimli heykelini muzenin hemen karsisinda denize karsi konumlanmis olarak bulabilirsiniz...

 

Eger bizim gibi adalari çepeçevre gezmeyi ve turistlerden uzak liman bolgelerini kesfetmeyi seviyorsaniz; Aegina adasinda kisa araliklarla konumlanmis minik minik balikci kasabalarini bulunuyor. Tavsiye edecegim rota soyle; Kazancakis'in evi sonrasindaki yol sizi once "Kypseli" ye ulastirir. Kypseli, adanin ikinci buyuk yerlesim bolgesi. Cok keyifli, gorulesi ve aydinlik bir meydani bulunuyor.. Evangelismos Klisesi" burada gorulmesi gereken bir yapi.. Kypseli sonrasi devam eden yol ise sizi once "Vathy" köyüne ulastiriyor. Vathy, adanin ikinci buyuk limanina sahip. Daha sonra  "Souvala" ya ulasiyorsunuz. Souvala, kendi halinde sirin bir balikci kasabasi.. Kendi halinde diyorum ancak Pire limani ile direkt baglantili seferleri de bulunuyor. Bu kasaba icin en tatli bilgi ise; sularının kireclenme, romatizma, cilt hastaliklari ve jinekolojik rahatsizliklar icin sifa verici bir ozelliginin bulunmasi.. Souvala'dan 3,5 km sonrasinda ise yine minik bir liman bolgesi olan Vaia var.. 


Adanin ic bolgelerine dogru, ozellikle Aphaia tapinagina ulasmak icin yapilacak bir turda adanin en gorkemli ve balkanlarin en buyuk klisesi olan "Ayios Nektarios"u gormeden gecmeyin.. Bu klisenin yapilisinda ornek alinan mimari eser, bizim dunya harikasi Aya Sofya'miz.. Kliseden sonra yolunuza devam ettiginizde bu kez gozunuze degmesi gereken diger onemli bolge "Palaiochora" tepesi.. Burayi minik kliseler cenneti gibi dusunebilirsiniz lakin tepede yaklasik 35 tane klise bulunuyor ve neredeyse 20 tanesinin duvar resimleri oldukca iyi korunmus durumda.. 

Bu turun benim icin en hatirlanasi tarafi; sürüş boyunca evlerin ve insanlarin seyreklesip, yesillikler arasinda dingin bir yolculuk vadediyor olmasi. Alpico bile bu dinginlikten nasibini almis, mis gibi bir ogle uykusuna kendini teslim etmisti. :)



Palaiochora sonrasi ana yoldan devam ettiginizde adanin daha da tepelerine cikacak ve "Temple of Aphaia" ya ulasacaksiniz.. Aphaia, antik yunanin en guzel tapinagi kabul edilirmis ve ne buyuk sanstir ki cok az zarar gorerek gunumuze dek ulasmis.. Pazartesi gunleri haric diger gunler sabah 8:30/17:00 arasi tapinagi ziyaret edebilirsiniz..

Ayrica tapinagin bulundugu bolgeden "Ayai Marina" korfezi tum guzelliyle gorus mesafenizde olacak.. Soluklanmak ve manzaranin tadini cikartmak icin kendinize mutlaka vakit ayirmalisiniz. Hatta biralarinizi yaniniza alip giderseniz gun batimi bambaska bir lezzete donusebilir!



Tapinak sonrasi sahile dogru 4 km kadar yol aldiginizda "Ayai Marina" bolgesinin sahil kesimine ulasiyorsunuz.. Gecmiste yalnizca kucuk bir balikci kasabasi olan Ayai Marina, uzun zamandir adanin ikinci buyuk turistik bolgesi durumunda. Oyle ki; yaz aylarinda Atina/Pire limani ile direkt baglantili seferleri bulunuyor ve bunun da anlami gunluk ya da kisa sureli ziyaretler nedeniyle adanin en kalabalik bolgesi kendisi. Acikcasi ben bu bolgeyi gorsel olarak hic sevmedim, (yerlilerinin de pek gurur duyduklarini soyleyemem) ancak adaya kadar gitmisken bi goz atmak istenebilir.. Ayai Marina sonrasi ise Portes ve Alones gibi ufak koy ve liman bolgelerinden gecerek Kolona'ya geri donebilirsiniz..

Perdika ise; benim icin adanin en sevilesi bolgesi! Minik bir liman ve sirali yunan tavernalarinin bulundugu bu sirin bolgede "Nondas" ogle yemegi ya da gunes batimi sonrasinda yenecek romantik bir aksam yemegi icin harika bir secenek. Tavsiyem minik ada Moni'ye karsi kesinlikle gunes batimini izlemeniz. Hatta adayi yaz aylarinda ziyaret ediyorsaniz; gunu Moni adasinda keci, tavuskusu, tavsan ve atlar esliginde denizinden faydalanarak gecirip, gunesi batirmak icin de yine minik teknelerle Perdika'ya geri donebilirsiniz.

Moni Adasi da nedir derseniz? Perdika'nin hemen karsisinda kalan sirin bir minyatur ada kendisi! Perdika'ya dogru bakan yuzu tamamen corak gorunuyor olsa da bu sizi yaniltmasin, lakin adanin diger kismi inanilmayacak olcude yesilmis ! Biz mevsim itibariyle bu ziyareti gerceklestiremedik ama Stellios'un pek sevdigini bilirim.. Moni'nin denizi tum adayi dusundugunuzde bile cok daha guzel bir alternatif sayiliyormus..

Bence herhangi bir adadaysaniz yapilacak en zevkli seylerden biri; korfez boyunca istediginiz koyda denizin keyfini cikartmak! Marathon, Aeginitissa, Klima, Sarpa, Avra ve Perdika gibi koylari bu keyif icin not edebilirsiniz.. 






 

Bu arada Moni demisken; tam gun aktivitesi olarak, Aegina limanindan bir baska minik ada olan Angistri'ye gecebilirsiniz. Cam, zeytin, badem ve incir agaclari ile kapli ada, Aegina adasina gore cok daha sakin bir hayata sahip.. Sezon icinde gunluk turist sayisi oldukca fazla  olsa da geceleri cok daha sakin olurmus.. Dolayisiyla tamamen kafa dinleme tatili istiyorsaniz belki de Angistri'de de konaklayabilirsiniz..



Angistri Adasi'nda Skala, Alkoni, Metochi, Halkiada, Skliri ve Dragonara plajlari tavsiye edilenler. Biz Alpicco ile ozellikle Skala plajini ve denizini cok sevdik.. Plajin bir ucunda bulunan beyaz klise "Ayii Anargyri" de gorsel olarak ayri bir guzellik katiyordu plaja..  Plajda ayrica bir kac otel ve otellere ait restoranlar da bulunuyordu.. Oasis bunlardan biri. Aktaion ise otel olarak olmasa da geleneksel yunan lezzetleri icin tercih edilebilir bir restoran.. Ancak sunu kesinlikle bilin ki; bu adadaki her sey old school ve her sey alabildigine salaş...

Metochi, Mylos, Limenaria ve en buyuk yerlesimi olan Megalochori koyleri Angistri de gorulecek diger bolgeler arasinda sayilabilir.. Megalochori'nin ufak ve sirin bir limani bulunuyor.. Ada merkezinden bu liman bolgesine botlar ile ulasmak mumkun.. Diger bolgelere ise duzenli olarak kalkan otobusleri bulunuyor..

 

Aegina'ya donersek; daha once de soyledigim gibi Saronic korfezinin en guzel adasi degil. Bize muhtesem bir deniz de vadetmiyor ama gel gelelim Atina sehrine olan yakinligi, diger turistik adalar kadar pahali olmayisi, bazi bolgelerinde yazin en yogun zamanlari bile sakinlik bulunabilecek olma olasiligi, ada fistiginin mutfaklarinda yarattigi alternatif lezzetler ve farkli bir ada kulturunun gozlemlenmesi icin kesinlikle ziyaret edilebilir..

Ozellikle sirt cantanizla ya da kabin boy valizinizle hop on hop off turlar yapmayi seviyorsaniz Aegina'yi gormeyi ihmal etmeyin. Biz bu seyahati 2 koca valiz, 2,5 yasindaki Alpico ve onun vazgecilmez puseti ile yaptik.. Yastiklarimiz ve oyuncaklarimizdan bahsetmiyorum bile. ! 

NOT : Bana en cok sorulan sorunun yaniti olmasi acisindan da sunu suraya ekleyelim; bebeginizle seyahat etmekten korkmayin. Onu kendi hayatiniza dahil etmeniz cok kiymetli bana gore.. Her ne kadar zor oluyorsa da kendi rahatinizi bir miktar geri tutabilirsiniz seyahatleriniz unutulmaz anilarla dolabilir diye dusunuyorum...

Sevgiler 
lulu
x