23 Mayıs 2013 Perşembe

Klasik Muzik Askina # 2

Gunaydin !

Aslinda biliyorum ki gecen hafta Atina da katildigim dugunun detayli hikayesini bekliyorsunuz benden. Acikcasi ben de paylasmak icin sabirsizim lakin post hazirlamak icin biraz daha genis bir zamana ihtiyacim var.. :)

Simdi sizinle Atina ucusum oncesi Lutfi Kirdar Kongre ve Sergi Sarayı'nda katildigim klasik muzik konserinin detaylarini paylasmak istiyorum.. Belki yogun sehir hayatindan siyrilip kendinize tek gecelik bir guzellik yapar da baska bir dunyanin icine siginmak istersiniz diye..

Bir cogunuz gidecek vakit bulamayacak olsa da dert etmeyin en azindan YouTube'a girip guzel bir eseri keyifle dinleyebilirsiniz.. Mesela tam da bu gece uykuya dalmadan.. Ayni Alpcan'in her gece yaptigi gibi.. ;) 


Borusan Istanbul Filarmoni Orkestrasi'nin konseriydi. Sef her ne kadar Gurer Aykal sevgimin onune gecemese de tarzina ve enerjisine bayildigim Sascha Goetzel'di. Sascha, sanat dunyasinin saygi ile kabul ettigi onemli opera seflerden biri ve uzun suredir Finlandiya Senfoni Orkestrasi'nin surekli sefligi yaninda Borusan Istanbul Filarmoni'nin de sanat yonetmenligini ve surekli sefligini yapiyor.. O aksam Sascha'nin onemli bir misafiri vardi ki, o misafir seyahatten bir gece once bile olsa konseri izleme sebebim oldu.. 

Isabelle Van Keulen. 

Keman seviyorsaniz, muzikal zekasinin ve derin duygu dunyasinin Isabelle'in kemanindan cikattigi sesleri dinlemenizi cok isterim.. Dunyanin onemli filarmoni orkestralarinda calan Isabelle Van Keulen'in Turk dinleyicisi ile bulusmasi ya da daha bencilce yaklasiksam benim kulagima kadar erismis olmasi nefisti !
 

Borusan Filarmoni icin yakin tarih programlarini da hemen ilgililer icin iletmek istiyorum..

Bugun (23 mayis 2013) 20:00 Lutfi Kirdar / Bifo & Thomas Hampson
4 Haziran 2013 - 19:00 - 41. Istanbul Muzik Festivali acilis konseri (kacirilmamali) 
29 Haziran 2013 - 20:00 - Aya Irini Muzesi / Bifo & Maxim Vengerov

sevgiler
lulu 
xxx

6 Mayıs 2013 Pazartesi

Mama Shelter Istanbul da !

Mama Shelter ! yani dunyanin en neseli konseptine sahip (bence) otel ve restorani artik Istanbul'da.. 

Aslinda zincir otel ve restoranlarin pek ilgilisi degilimdir fakat Mama'nin cok az subeye sahip olmasi ve konsantre sehir secimlerini cok sevdigimden Istanbul'da sube acacagini ogrendigimde cok heyecanlanmistim..

Gectigimiz haftalarda gittigimiz AkSanat Randy-Aydin Esen konserinin yogun duygu trafigi bunyemizde birer kadeh keyif ihtiyaci olusturmustu ve hazir Istiklal Caddesi'ndeyken hizlica Mama Shelter'i deneyimlemek istedik..

Mekanin neseli ama bir o kadar da sik dekoruna bir kez daha asik oldum.. Tavan detaylari koyu renk olmasina ragmen yerden yuksekliginin yeterli sevide olusu ve restoran alaninin genis tutulmus olmasi mekani oldukca ferah bir hale getirmisti.

  



Restorani iki bolume ayiran klasik Mama dekoruna sahip b
arina konumlandigimiz gibi Alacati'nin en nefis mojitolarinin sahibi barmenimiz Ahmet'i bulmak bizim icin sahane bir tesaduf oldu.. :)

Derin biz caz konseri sonrasi sakinlesen bunyeyi biraz hareketlendirmek icin Ahmet'in ellerinden "Votka Apple Martini" yudumlamak iyi hissettirdi.. 



Gecemiz, restoran muduru sevgili Begum hanim ile uzun bir bar sohbetine donusunce Mama'nin Turkiye'ye gelis hikayesinden, menusune ve daha sonra da sosyal yasama kayan cok keyifli bir kac saat gecirdik ve mekandan cok mutlu ve en kisa surede bir yemek organizasyonu yapma sozuyle ayrildik.

Ve, ne mutlu ki bu sozu, sevgili Lila Moonlight Aylin'in Floransa'dan gelisini kutlamak icin organize ettigimiz blogger gecesinde hizlica tutma sansi buldum..

 

O gece, Lila, Aysstyle Aysun, Sansli Anne Esra, Pukfashion Buket, Safakslook Safak , Chicthem Cigdem ve blog dunyasinda olmasini cok istedigim ve cok sevdigim Ayhan Sicimoglu sayesinde hayatima dahil olmus canim Ceren'im ile birlikte keyifli sohbetimize leziz yemekler eslik etti.




Mama'nin tum restoranlarinda menu sef Alain Senderens tarafindan oldukca konsantre bir sekilde hazirlanir ki benim bir restorani sevmem icin en onemli nedenlerimden biridir bu..



Bu arada sunu da eklemeliyim ki, yurt disindaki tum Mama Shelter restoranlarinda ayri bir "pizzeria" bolumu vardir ve pizza yemek isteyenler ancak o bolumde oturabilirler. Fakat yetkililer Turkiye'deki musteri kitlesini analiz ettiklerinde tepki cekmemek icin pizzalari da ana menuye dahil etmisler.. Bence bu yerinde bir karar olmus..

Biz baslangic olarak; nar eksisi son derece tadinda kullanilmis bir roka salatasi , kirmizi sogan ve lime ile harmanlanmis -ki bence bu enfes bir fikir- levrek tartar , avokado ve dereotu ile hazirlanmis ve marinasyonu konusunda cok iddali olduklari -hic haksiz sayilmazlar- fume somon ve patlican seviyorsaniz tavsiye edebilecegim farkli bir patlica salatasi denemesi yaptik..

 

Ana yemek olarak Ceren ve benim tercihim Boeuf Bourguignon oldu. Acikcasi bizim hayvan kesim tekniklerimiz goz onune alinirsa cok basarili bir calismaydi diyebilirim cunku Turkiye sinirlarinda bu kadar lezzetlisini henuz yemis degilim.. 

Masanin cogunlugu ise, ispanak sotesi esliginde servis edilen komur izgarasinda pisirilmis levrek filetoyu tercih etti ve herkes hayatindan oldukca memnundu.. Yalnizca Cigdem'in baharat ve dometes soslu olan bugdayi baharat acisindan cok baskin oldugundan biraz fazla aci bulundu ama yine de Cigdem'cim hayatindan cok sikayetci degildi..


Ana yemek ile ilgili size soyle bir notum var : Biz Turk'lerin en sevdigi uclu "kuru fasulye, pilav ve cacik" Mama Shelter menusune girmeyi basarmis.. Eger denk getirebilirsem bir oglen yemegimi bu ucluye adamak istiyorum :) Yolunuz duserse sizin de aklinizda olsun derim..

  

Tatli genel olarak tatli muhabbetimizin onune gecemesede ben hayir diyemeyecegim sevgili "sufle" icin biraz yer ayirmistim... Ceren ile paylastigimiz "Mama'nin cikolatali suflesi" bizi paylasim kararimizdan pisman ettirecek kadar yenilesiydi..

Tek basina ve hunharca yiyebilirsiniz.. :) 

Cigdem ise tatlidan cok hoslanmayanlar icin bence cok nefis bir hareket ile menuye dahil edilmis "Cafe Gourmand"i siparis edip "espresso, kulfi ve biskuvi" denemesi yapti ve
hayatindan fazlaca memnundu..
   

Mama'nin -hafta ortasi olmasi sebebiyle- tadinda kalabaligindan, ilgili servisinden ve lezzetli menusunden cok memnun kalarak mekandan ayrildik.. Sanirim yaz aylarinda sikca gidebilecegimiz bir mudavim mekanimiz oldu.. 

Hem Haziran sonu gibi mekanin acik terasi da hizmete girmis olacak.. Bu da kadehlerimizi iyi muzik dinleyerek kaldirmak anlamina geliyor olabilir lakin Mama Shelter'in hafta sonlari icin etrafimda sikca soz edilen DJ performanslari mevcut..

Son olarak, daha mekanin girisinde asik oldugum bir kucuk detayi da sizinle paylasmak istiyorum.. :) Mekan girisindeki beton zemin uzerinde gelisi guzel karalanmis notlar bulunuyor.. Benim Favorim "Bugun gunlerden ne ? Bugun gunlerden hergun sevgilim" ;)

Oyle..


Mama Shelter'i yapilacaklar listenize mutlaka ekleyin derim..


sevgiler,

lulu
xxx